MECZUP – Yedinci Benlik

“Ama, ben niçin buradayım, Ey Tanrım? Doymaz bir tutkunun taze çekirdeği, ne doğuyu ne de batıyı soran azgın bir fırtına, yanıp dağılan bir gezegenin yolunu şaşırmış bir parçası olan ben, neden burada olmalıyım?”

Meczup- Kusursuz Dünya / Halil Cibran

Bütün diplomalarımı yakmayı düşünen biri olarak, Halil Cibran’ı yazar, şair, ressam, filozof gibi tanımlamalara sığdırmaya çalışmayacağım.

O birçok yeteneği olan meraklı bir gözlemci. Tıpkı bizim gibi…

Dünya boyutunu,  6 Ocak 1883 Lübnan’da doğduğu, 10 Nisan 1931 New York’ta öldüğü yılların arasında birçok deneyimle geçirmiş. Şimdi büyük ihtimalle minik hikâyelerinin yarattığı hayallerde…

Özellikle 68 kuşağı olarak bilinen “çiçek çocukları” neslinin çok okuduğu, içlerinde Elvis Presley’nin de olduğu geniş hayran kitlesi onun hikâyelerinde hep “SEVGİ ”yi bulmuştur. Kadın hakları ve ruhban sınıfına yaptığı eleştiriler nedeniyle gençleri zehirlediği düşünülerek aforoz edilmiştir.  On beş yaşında bir serginin tanıtımında tanıştığı Josephine Preston ‘a duygusal olarak bağlanmıştır. Ayrı olsalar bile mektuplaşarak haberleşirler. Josephine, “O”na, ‘genç ermişim benim’ diye hitap ettiği için, bu sözcükler Ermiş kitabının yazımında etkili olmuştur.

Meczup 35 farklı hikâye ile sizi sorgulayan ve sorgulatan bir sınav aslında. Özellikle, sonuncusu olan “Kusursuz Dünya” hikâyesinde öyle derin, dürüst ve sade bir sorgulama yapıyor ki, siz de kendinize bir kere daha “Neden buradayım” diye soruyorsunuz.

Sosyal ve bireysel psikolojiyi, insanın varoluşunu bu kadar yalın ve net irdelemesi onu günümüzde en çok okunanlar arasında tutuyor. Kafka ve Nietzsche Batı dünyasındaki yerini, doğunun bağrından çıkan bu çok yönlü gözlemciyle paylaşıyor.

Hiç Cibran okumamış biri kitaplarını eline aldığında şaşırabilir. Çoğu toplamda elli sayfayı geçmeyen serileri gördüğünde Cibran ’la ilgili tek düşünceniz şu olacak:

Kısacık öykülere, derin mesajlar sığdırmayı başarmış biri.

Buraya arka kapak yazısını da bırakıyorum:

Halil Cibran, gençlik döneminin ürünü ve sonraki yapıtlarının habercisi olan Meczup ‘ta, toplum önünde büründüğü maskelerden kurtulup gerçek benliğini kucaklamayı başaran insanoğlunu anlatır. Kendini her türlü yüzeysellikten arındırıp hakikatin peşine düşen, bu arayışın sonunda varış noktası yalnızlık ve özgürlük olan kişi, toplumun gözünde meczuptur. Cibran ‘ın kötülük, ikiyüzlülük, adaletsizlik, konformizm ve tamahkârlık karşısındaki eleştirel tutumu; bu dünyayla, burada sürdürdüğü varoluşla, yaşadığı zamanla uzlaşamayan bir meczubun bakış açısından kaleme alınmış bu mesellerdeki keskin ironide ifadesini bulur.

Alıntılar ve künye her zamanki gibi en altta bulabilirisiniz.

Yine bildiklerimizi sorgulatan biriyle baş başasınız.

Keyifli okumalar

ALINTILAR:

“Hapishanede bir hırsız, başka bir hırsızın güvencesi altındadır.”

“Tanrım, Sen benim amacım ve varacağım, bütünleşeceğim varlıksın; ben senin dününüm, sen benim yarınımsın. Ben senin topraktaki kökünüm, sen benim gökteki çiçeğimsin ve biz, birlikte, güneşin önünde büyürüz.”

“Dostum, sen benim dostumsun, ama nasıl sağlayabilirim ki anlamanı? Benim yolum senin yolun olmasa da, birlikte yürürüz el ele.”

“Geçen bir yıl içinde korkuluk filozof oldu. Ve yeniden oradan geçtiğimde, korkuluğun şapkasının altında, iki kuzgunun yuva yaptığını gördüm.”

“ AMA YEDİNCİ BENLİK UYANIK KALDI VE HER ŞEYİN ARKASINDA OLAN HİÇLİĞE DALDI GİTTİ.”

“Ben de ona inandım- çünkü şimdi, ben bile unuttum öbür dünyanın dilini”

 “ O zaman, en büyük denizi aramak üzere, bu denizi terk ettik”

“Burada, erkek kardeşim dağ ile kız kardeşim deniz arasında oturuyorum. Üçümüz kendi yalnızlığımızın içindeyiz, bizi birbirimize bağlayan aşk da derin, güçlü ve gariptir.

“Ne olursak olalım var olmaya devam edeceğiz”

KİTAP KÜNYESİ

AMA YEDİNCİ BENLİK UYANIK KALDI VE HER ŞEYİN ARKASINDA OLAN HİÇLİĞE DALDI GİTTİ.

Adı: MECZUP

Özgün Adı: Le Fou

Yazar: Halil Cibran

İlk yayın tarihi: 1918

Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

Sayfa: 64 sayfa