MELEKLER VE ŞEYTANLAR- İyi Bir Komplo Teorisini Kim Sevmez

Bazılarımız İsa’ya, bazıları Mekke’ye dua ediyor, bazılarımız ise atomdan küçük zerrecikleri inceliyor. Sonuçta hepimiz, bizden daha büyük olan gerçeği arıyoruz.                                                                             

Dan Brown

Robert Langdon’la henüz tanışmadıysanız benim size önerim en kısa sürede 5 kitaplık harika serisini okumanızdır. 5 kitap hakkında sırayla düşüncelerimi yazacağım ama bu seriye özel birkaç şey söylemek istiyorum. Brown kitapları okumaya başladığınızda çorap söküğü gibi ilerler, o yüzden arasından ufak bilgiler almak okuma heyecanınızı kaçırabilir. Bu durumun önüne geçmek için kitapların sadece ana hatlarına değinip onlar hakkında tadımlık bilgiler vermeyi düşünüyorum. Serinin ilk kitabı Melekler ve Şeytanlar, din-bilim tartışması ile özellikle Vatikan ve İlluminati kardeşliği hakkında iyi kurgulanmış bir komplo teorisini anlatıyor.  

Katolik Kilisesi ile tarihte yaşadıklarının intikamını almak isteyen İlluminati kardeşliği, Cern’de üretilen bir karşı maddeyi çalıp Vatikan’ı havaya uçurmak istemektedir. Bu süreçte konklav için bir araya gelen papalardan dördünü kaçırıp onları dört element ambigramı ile damgalayarak kiliseye karşı bilimin üstünlüğünü göstermek istemektedirler. Robert Langdon-Harvard’lı simge bilim profesörü- ve Vittoria Vetra,-Cern’li bilim insanı- heykellerin ve simgelerin gizli mesajlarını çözüp aydınlanma yoluna ulaşmaya çalışacaktır.  

Vatikan, Katolik mezhebinin yönetildiği Roma’da bulunan dünyanın en küçük bağımsız devletidir. Katolik, kelimesi evrensel anlamına gelir ve Katolik Kilisesi 1,2 milyar mensubuyla Hristiyanlık dininin en çok mensubu olan mezhebidir. Papa, Katolik kilisesinin lideridir ve kardinallerin Sistine Şapelinde oylarıyla seçilir. Konklav denilen bu işlemde kendilerini oraya kapatırlar bu işlem şeytanın içeri girmemesi düşüncesiyle yapılır, kitabın adındaki Şeytanların burdan geldiğini düşünüyorum. Konklav kelime anlamı olarak içbükey anlamına gelir ve matematikte konkav diye çok kullanırız.  

Ambigram

İlluminati, aydınlanmışlar anlamına gelir, bu aydınlanmanın bilimin ışığıyla olduğunu söylemektedirler. Gerçekliğinden hiçbir şüphe duyulmasa bile tam olarak neye hizmet ettiği soru işaretidir. Kendi içinde gizli bir örgüt olmasından ötürü hep merak edilirler ve bu sebepten hakkında bir sürü asılsız teori ortalıkta gezinmektedir.  

Cern, Türkiye’nin de ortak üyesi (2015) olduğu parçacık fiziği laboratuvarıdır. Kitapta bahsedilen Higgs Bozonu (Tanrı Parçacığı), gerçekten bu kadar büyük bir patlamaya sebep olabilir mi? Sorunun cevabını Cern’li araştırmacılar veriyor “Evet” olabilir. Yanlış anlaşılma olmasın, Cern silah üretmiyor sadece Büyük patlama teorisi için gramın milyarda biri kadar üretiliyor bu maddeden. 

Kitabı okuduktan sonra akıllara tabi ki şu soru geliyor, kitapta anlatılanlar doğru mu?  Öncelikle, kitapta geçen yerler, heykeller, İlluminati kardeşliği kesinlikle doğru. Ama asıl soru kilise ve illuminati arasında böyle bir çekişme var mı? İkisi arasında bir çekişmeden kesin kanılara dayandırılarak söz edilemez fakat zamanında kilisenin bilime karşı olduğu lise tarihinde dahi skolastik düşünce olarak söylenir. Ya da engizisyon mahkemelerinin akıbetini az çok herkes bilir. Günümüzde böyle bir düşüncenin olmadığı aşikâr, hatta Papa Jean Paul 2000 yılında kilisenin bilim konusunda düştüğü hatalar yüzünden özür dilemişti.  

Dan Brown kitaplarının akıcılığının sebebi kitaplarının aslında bir bulmaca olmasıdır desem abartmış olmam. Elinizden kolayca bırakmazsınız çünkü bir önceki sayfanın sonucunu merak edersiniz. Bu sayede uzun sayfalarına rağmen okuyucuyu asla sıkmaz ve kitabın içinde her zaman faal rol oynatır. Size bilmediğiniz birçok şey öğretir, daha önce görmediğiniz yerleri bile sanki o an ordaymışsınız gibi size yaşatır. Ben kitaplarını okurken hep durup olay gidişatı üzerine teoriler üretiyordum ve bu sayede kendimi Langdon’ın yardımcısı gibi hissediyordum. Ama unutmayın Brown kitabının son sayfasında bile hepimizi yanıltabilir.  

Komplo teorilerini, tarihi seven ve ezoterik grupları merak eden birisi olarak okumaktan büyük keyif aldığım bir yazardır Dan Brown. Ama bir komplo teorisi ne kadar iyi temellere dayanırsa dayansın onun asla komplo teorisi olduğunu unutmamak gerekir.  

Kitabın izlemeye değer bir de filmi vardır. Robert Langdon rolünde bence tam üstüne yakışan bir isim Tom Hanks’i, Vetra rolünde ise İsrail’li oyuncu Ayalet Zurer’i görüyoruz. Filmin Vatikan’da geçen sahneleri Los Angeles’ta yeşil ekran ile çekilmiş. Vatikan yaptığı açıklamada filmin çekilmesini kabul etmemek için sadece yazarın Dan Brown olduğunu öğrenmelerinin kabul etmemek için yettiğini söylüyor. Kitaptan uyarlama filmlerin sevmediğim bir özelliği ince detayları genelde atlaması ama bu filmde kitaba çoğu yerde sadık kalınmış o yüzden kafanızda okurken canlanan sahnelerle rahatlıkla eşleştirebiliyorsunuz. 

Dinle bilim arasında uzun ve sürekli bir tartışma her zaman yaşanmıştır, böyle ikili konularda pek fazla üçüncü şıkkı göremeyiz ama bu tartışmada, üçüncü şık ikisinin birbiri ile tartışma içinde olmaması seçeneği de büyük kitleler tarafından desteklenmektedir. Peki size göre gerçekten bu ikili arasında bir tutarsızlık var mı?  

Kitap Künyesi:                                                                    

Yazar: Dan Brown 

Orijinal adı: Angels & Demons 

Yayınevi: Altın Kitaplar 

Sayfa sayısı: 575 

Film Künyesi: 

Yönetmen: Ron Howard 

Yapım yılı: 2009 

Oyuncular: Tom Hanks, Ayalet Zurer, Ewan McGregor  

Süre: 146 dakika