ZAMAN Atatürk ve H.G. Wells

ZAMAN MAKİNESİ – Atatürk ve H.G. Wells

ZAMAN MAKİNESİ – Atatürk ve H.G. Wells

Zaman Makinesi kitabı, hayranlarınca bilinen adıyla H. G. Wells (Herbert George Wells) tarafından 1895 yılında yazılmış. Wells dünyaların Savaşı, Görünmez Adam, Dr. Moreau’nun Adası gibi çok bilinen bilimkurgu romanlarının da yazarı.  Bilimkurgunun babası kabul edilen İngiliz yazarın, kitabındaki kurgusu 802.701 yılında geçiyor. Kurgulanan 803. yüzyılın dünyasından etkileneceksiniz.

H.G.Wells ’in eserlerinde, zihninizde yarattığı teknolojik ve sosyolojik gelişimi düşlerken, arka plana serpiştirdiği, insanlığa ve siyasal düzenlere yapılan eleştirilere tanık olursunuz. Zaman kavramını fizik ve matematik kuralları çerçevesinde anlatırken size teknolojik, bilimsel kuramlar verir. Yazarın öncelikli amacıysa, toplumsal temellerin ve insani değerlerin anlaşılmasıdır.  H.G.Wells, insanlığın birlikte gelişen ve ortak bir amaca doğru ilerleyen tarih anlayışına ulaşmasını hayal eder. 1920 yılında yazdığı Outline of History ise bu fikirlerini en açık şekilde dile getirdiği eseridir.

Atatürk ve H.G. Wells

Atatürk ve H.G. Wells
“ Efendiler, İngiliz Müverrihlerinden Wells, iki sene evvel intişar eden, bir tarih yazdı. Eserin son sahifeleri “dünya tarihinin müstakbel safhası “unvanı altında bir takım mütalaatı ihtiva eder.”

Wells, insanlık tarihi için en önemli eser kabul edilen “Outline of History”i, 1920 yılında yayınlıyor ve kitap Atatürk tarafından değerlendiriliyor. Atatürk, “kalıcı dünya barışı için uluslararası hükûmet” görüşü olarak Nutuk’ta Wells’in fikirlerine yer veriyor. Kütüphanemde bulunan MEB Devlet Kitapları 1973 baskılı Nutuk II Sayfa 712 ‘deki bölümün fotoğrafını buraya bırakıyorum. Öyle bir lider düşünün öngörmediği bir şey olmasın.

Zaman Makinesi Storytel Uygulamasında Dinlediğim İlk Kitap

Bilim Kurgu türünün ilk örneklerinden kabul edilen Zaman Makinesi kitabının hikâyesiyle, H.G. Wells ‘in torunu Simon Joseph Wells ‘in yönetmenliğini yaptığı “The Time Machine” filminde tanıştım. “Zaman” kavramına bakış açımı değiştiren ilk yapımlardan biri olduğundan, benim için özel bir yeri vardı. Kitabını ise, Storytel uygulamasıyla Barış Özcan’ın sesinden dinledim. Yaşamım boyunca kitapları okumayı tercih ederken, kitabı dinleyerek okuduğum ilk sesli eser oldu. Eğer, günlük hayatınızın büyük bir kısmını, dinlemeye müsait ortamlarda geçiriyorsanız, mutlaka Storytel uygulamasını edinin derim. Boş zamanlarınızı beklemeden, okumak istediğiniz bir çok eseri bitirmiş olursunuz. Uygulama sayesinde bu hafta üç günde yedi eser bitirdim ve onları dinlerken mutfak işleriyle uğraşıyordum 🙂

Wells’in Zaman Yolcusunun Hikayesi

Gelelim kitabımızın hikayesine. 19. yüzyılda bir bilim adamı olan Zaman Yolcusu ’nun hikâyesi, bir “anlatıcı” karakter tarafından bize aktarılıyor. Kitabın başlangıcı ve sonundaki anlatıcının en önemli rolü okuyucunun hayal gücünü harekete geçirmek. Zaman Yolcusu, Victoria döneminin klasik dokunuşlarına sahip evinde, konuklarına icat ettiği zaman makinesiyle yaptığı yolculuğu anlatmaya başlıyor. Yazarın olağanüstü tasvir yeteneğiyle, her detayını zihnimizde yaratan yolculuğun sonunda bilim adamı, 802701 yılındaki aynı noktaya gidiyor. Burada karşılaştığı insanlığın iki türü Victoria döneminin insanlarından çok farklıdır ve onlarla yaşadığı olaylar, Zaman Yolcusunu şaşkına çeviriyor. Eloi’ler ve Morlock’lar olarak isimlendirdiği türler insanlığın evrimleşerek oluşturduğu iki farklı düzeni temsil ediyor. Eloi’ler yerkürenin yüzeyinde Morlock’lar ise yeraltında konumlanmışlar. Zaman Yolcusu, Fiziksel özelliklerinin yanında yaşam tarzları da birbirine zıt olan, bu iki türün dünyalarını çözmeye çalışırken, kaybettiği Zaman Makinesi ’nin peşine düşüyor ve yaşadığı maceralar sizi soluksuz bırakıyor.Zaman Yolcusu hikâyesini bitirdiğinde misafirlerin çoğu evden kuşkuyla ayrılırken “Anlatıcı” sizi sürpriz sona götürüyor.

Wells & Ütopya

H.G. Wells Jules Verne’den ilham alır. Verne’den farklı olarak  Thomas More’un Ütopya‘sında olduğu gibi toplumsal modeller üretmeye daha çok önem verir ve tüm dünyanın içinde bulunduğu sınıf karşıtlıklarının nasıl sivrilerek bize batacağı konusunu öngörür. Tarih bu konuda yanılmadığını hepimize gösteri ve göstermeye devam ediyor.

H.G. Wells’in kitaplarıyla tanıştığınızda, insanların düşünce evrenlerine nasıl ufuklar açtığını düşünerek selamlaşın. Günümüze kadar gelen eserlerinin ilham verdiği eserler ve türler sayılamayacak kadar çok. Bunları araştırıp yorumlara eklemeyi de sizlere bırakıyorum.

Keyifli okumalar

ALINTILAR

“Gerçekte dört boyut vardır. Üçüne uzayın üç düzlemi adını veriyoruz. Bir dördüncüsüyse zamandır”

“İnsanlık güçlüydü, çalışkan ve zekiydi. İçinde yaşadığı koşulları değiştirmek için ruhundaki devinin tümünü kullanmıştı. Şimdiyse değiştirilmiş koşulların tepkisindeydi sıra. Ortaya çıkan bu rahat ve güvenli koşullarda bizimle birlikte adına “güç ”denen o dinmez enerji bir zayıflık haline gelecekti.”

“Cesaret ve savaşma aşkı, uygar bir adamın pek de işine yaramıyor.”

“Güçlüler çıkacak delik bulamayan bir enerji ile yıpranacaklardı.”

“Güven içindeki enerjinin kaderi hep bu olmuştur. “

 “İnsanın kafasını karıştıran bir sürü bilinmeyenin ortasında oturup durmak bir işe yaramaz. Sonunda bunu takıntı haline getirir. Bu dünyayla yüzleş. Yolunu yordamını öğren, dikkatle izle, anlam çıkarmak için acele tahminlerden bulunmaktan kaçın.”

 “Alışkanlık ve içgüdü işe yaramaz hale gelmedikçe, doğa zekâya hiçbir zaman başvurmaz. Değişimin ve değişim gereksiniminin olmadığı yerde zekâ da olmaz.”

“Zenginler varlığından ve konforundan emindi; emek veren kişiler de hayatından ve işinden. “

“İnsan, insan kardeşlerinin sırtından geçinerek rahat rahat yaşamanın ve safa sürmenin tadını çıkarmış, gereksinimi kendine şiar ve bahane edinmiş, zamanı gelince de o gereksinim kendi başına dert olmuştu.”

 “İnsan hayatı, evrenin akışı içindeki bir girdap gibi, yanıltıcı bir şekilde sakindir; bilimse insanın karanlığa yaktığı bir kibrittir ve kibritin ateşi karanlığın sandığımızdan daha da karanlık olduğunu gösterir.”

“Yıldızlara bakarken, dünyadaki yaşamın önemi ve kendi dertlerim çok küçük göründü bana.”

“Beni avutsun diye de yanımda iki yabancı beyaz çiçek taşıyorum. Artık soldular kurudular. Kahverengi ve kırılgan bir hal aldılar. Akılla güç gittiğinde bile, minnetin ve karşılıklı sevgi duygusunun, insanoğlunun yüreğinde yaşamaya devam ettiğine tanıklık etsin diye.”

ZAMAN MAKİNESİ – Atatürk ve H.G. Wells

KİTAP KÜNYESİ

Adı:                                       Zaman Makinesi

Orijinal adı:                        The Time Machine

Yazar:                                   H. G. Wells, Volkan Gürses (Çevirmen) 

Sayfa sayısı:                       144

Kitabın türü:                      Bilim-Kurgu, Edebiyat, Roman

İlk Yayınlanma Tarihi:   1895

Yayınevi /Baskı tarihi:   İthaki Yayınları /Şubat 2020

ZAMAN MAKİNESİ – Atatürk ve H.G. Wells” için 3 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: