BOOKSIAY  ©
CARNIVÀLE – Aydınlıkla Karanlığın Işıkla Gölgenin Karnavalı

CARNIVÀLE – Aydınlıkla Karanlığın Işıkla Gölgenin Karnavalı

CARNIVÀLE – Aydınlıkla Karanlığın Işıkla Gölgenin Karnavalı

” Ve insan sonsuza dek mucizeyi mantıkla takas etmiş oldu.”

Carnivàle

Hayatla ölüm, cennetle cehennem, iyiyle kötü arasındaki savaşın tüm sembollerinin bir araya toplanarak oluşturduğu en çarpıcı metaforlarından biri: Carnivàle.

Eylül 2003 ile Mart 2005 tarihleri arasında 2 sezon, 24 bölümden oluşan HBO yapımı dizi, gizem ve mitolojinin referans alındığı bir alegori… Kendi sınıfında özel bir değerlendirmeyi hak eden ve sembolizme meraklı, dikkatli izleyicilerin çok seveceği bir yapım…

CARNIVÀLE – Aydınlıkla Karanlığın Savaşı

Dizi, karnavalımızın müdürü cüce Samson’ın girişteki cümleleriyle başlıyor. Kurgusu düalist düşüncelerin savaşı üzerine oturtulmuş. Hikâye, tüm dünyada sürmüş olan büyük kuraklık ve onunla gelen büyük buhran dönemlerinde geçiyor. 1934 yılında başlayan macera, iki ayrı konu etrafında şekilleniyor. Gezici bir karnaval çalışanı Ben Hawkins ile California’da rahiplik yapan Justin Crow’un hayatı. Bu iki karakter,  habersizce kaderlerini birbirine bağlayan ve yakınlaştıran, gizemli rüyalar görüyorlar. Gezici Karnaval ise hem çeşitli hem de farklı görünümde olan sıradışı özelliklere ve  yeteneklere sahip insanlarıyla bu maceraya arka plan oluşturuyor. Aslında, bu çılgın ve farklı karnaval ailesi, Güneş’in doğuşundan Ay’ın batışına kadar geçen, dünyanın sıradan döngüsünü hatırlatan, küçük ölçekli bir evreni andırıyor.  Çadırı kuranlar, gösteriye çıkanlar ve tüm süreci yönetenlerle kenetlenmiş bir aile…  

CARNIVÀLE

Dizi, kum fırtınalarının sarı tozları arasında, gerçek ve gizemin birbirine karıştığı hikâyesinde, birey ve toplum düzleminde felsefenin, siyasetin, teolojinin, psikolojinin ve sosyolojinin çok özel bir karmasını yaratmış.

Sinematografi olarak da özel bir yere oturan Carnivale

İntrosu, müzikleri ve sahne seçimleriyle de oldukça başarılı. Emmy ödüllü dizinin başarısının, olağanüstü “masalsı ve sihirli gerçekliğinin” ardındaki yetenek ise özel biri: Yönetmen Rodrigo Garcia.

Rodrigo Garcia, 2014 yılında vefat eden ve veda mektubu ile tüm dünyayı ağlatan, “Büyülü gerçekçilik” akımının en önemli isimlerinden, “Kolera Günlerinde Aşk” “Yüzyıllık Yalnızlık” gibi ünlü romanların Nobel ödüllü yazarı, ünlü Gabriel Garcia Marquez’in oğlu… Gabriel Garcia Marquez de başarısını buhran döneminde anlattığı hikâye tasvirlerinin olağanüstü gerçekçiliğine borçlu. Armut dibine düşmüş…

Dizinin yaratıcısı Dan Knauf’un 90’lı yıllarda yazıp bitirdiği Carnivale hikâyesi, HBO’da 6 sezonluk bir dizi olarak 2003 yılında başlamış.

Tadı damağınızda kalacak iki sezonla yetinmeyeceğiniz ve keşke devamı olsa diyeceğiniz serilerden olacak. Meraklılarının ilk sahnesinden itibaren sürükleneceği bir yapım.

İyi seyirler…

Gabriel Garcia Marquez “Veda Mektubu” nu da buraya bırakıyorum:

“Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm.

Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim.

Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm.

İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır.

Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim,,Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim,Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım.

Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım.

Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim.

Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim.

Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı…

Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim.

Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim.

Ve aşk içinde yaşardım.

Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım

Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanır.

Çocuklara kanat verirdim.

Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım.

Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim.

Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim.

Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim.

Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim.

Sizlerden çok şey öğrendim.

Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak.

Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim.

Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?”

CARNIVÀLE

REPLİKLER

“Başlangıçtan önce cennet ve cehennem arasındaki büyük savaştan sonra. Tanrı dünyayı yarattı. İnsan adını verdiği yetenekli maymunlara hüküm sürmeyi bahşetti. Her nesilde, ışığın bir yaratığı ve karanlığın bir yaratığı doğuyordu; Dev ordular geceleri, iyi ve kötünün ebedi savaşında çarpıştılar. O zamanlar sihir vardı, asalet ve hayal edilemeyecek, zulüm ve böyleydi. Trinity üzerinde sahte bir güneşin patladığı güne dek.”

“ Söz konusu hayatsa, ölüm en kolay yanı”

“İhtiyacım olan şeyi gerçekleştirmem zaman alacak. İlk adım mesajımı duyurmak.”

“Lila, merak ve kedinin kaderlerini düşün.”

“Saatler ilerliyor kardeşlerim. Kıyamete doğru geri sayıyor.”

“Görünüşe göre gerçekten aynı türdenmişiz.”

“Yırtıcı insanın aptalca adlandırdığı ‘tüm savaşları sona erdirecek savaş’ın yanı başında karanlık olan, bir ölümlü gibi yaşayarak kaderini gerçekleştirmenin yolunu arıyordu. “

“Onlar için zulüm ve korkaklık birer erdem ve özgürlük bir günahtı.”

“Ve bu karanlık anavatana doğru elçi, düşmanını takip etti.”

“Ve insanoğlunun kaderi işte böyle kurtarıcıların en isteksiz olanının titrek omuzlarına yüklendi.”

“Çünkü bizler bu zor zamanlar tarafından dövülüyoruz.”

“Bizler kendi çürümüşlüğümüzün küllerinden Anka kuşu gibi doğacağız.”

CARNIVÀLE

DİZİ KÜNYESİ:

Adı: Carnivàle

Proje tasarımcısı:            Daniel Knauf

Oyuncular: Nick Stahl, Clancy Brown, Michael J. Anderson, Amy Madigan, Clea DuVall, Tim DeKay

Sezon: 2

Bölüm: 24

Gösterim süresi: 45-55 dk.

Tür: Drama

Yayın bilgileri: Kanal      HBO

Yayın tarihi:       7 Eylül 2003 – 27 Mart 2005

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: