SİMYACI-O Alquimista

“Bir şeyi gerçekten istersen, demişti yaşlı adam ona, “Onu gerçekleştirmen için bütün evren işbirliği yapar” Simyacı / Paulo Coelho

Dostlar tiyatrosunda 1996 yılında Genco Erkal’ın sesinden girişteki cümleyi duyduğum zaman vurulmuştum “Simyacı ”ya… Henüz yirmili yaşlarımın ortasında olduğum için hayattan büyük beklentilerim ve isteklerim vardı. Tüm bunların arasına düşen bu cümle, sihirli bir değnek gibiydi. Gerçekten istemek gerçekleştirmenin tek kuralı, diyordu. Sanki “Lambadaki Cin” çıkmış ve size sınırsız dilek hakkı veriyor gibi…

Tüm evrene sevgiler, gideceğim yeri biliyorum… Güzel. 21 Mart 1998

Bu muhteşem oyunun hemen ardından kitabı, Akmerkez’de alt kattaki eski Remzi Kitabevi’nden aldığımda, ilk baskısının üzerinden iki yıl geçmesine rağmen 46.baskısı raflardaydı. Hiç unutmuyorum bir solukta okumuş ve daha çok etkilenmiştim. Kitabın girişine bıraktığım notu bugünkü gibi hatırlıyorum ve hala kapakta yazılı: Tüm evrene sevgiler, gideceğim yeri biliyorum… Güzel.”  Yirmi iki yıl sonra notumu görüp tekrar okuduğumda benim açımdan etkisinden hiçbir şey kaybetmemiş olduğunu görmek de güzel.  

Bu 166 sayfalık yaşam manifestosu, benim çağdaşlarımın çoğuna yol göstericiliği yaptı. Kızım Ece ve yeğenim Simay da aynı kitabı bu yaz okudular. Onların yorumlarını dinlediğimde, kitap yeni nesilde de aynı misyonunu devam ettiriyor gibi görünüyor.

Yaşayan bir yazarın en çok dile çevrilen kitabı olduğu için Guinness Dünya Rekorları kitabına giren Coelho’nun “Simyacı” kitabı, tarihin en çok satan kitaplarından biri oldu ve 81 dile çevrildi. Paulo Coelho’nun bu kitabını okuduktan sonra müdavimi olmayan yoktur. Benim kitaplığımda da sonraları yazılarıma ekleyeceğim başka kitapları da yerini buldu. Son kitabı olan “On Bir Dakika” tüm kitaplarından başka bir çizgide olsa da onun da 42. Baskısı kütüphane rafımıza girdi. Hepsinin yorumlarını yakında bloğumuzda yayınlayacağım.

Gelelim hikâyeye… Kitap, Endülüslü sıradan bir çoban olan Santiago’nun İspanya’dan, Mısır Piramitlerinin eteklerindeki hazinesini aramaya gidişi ve başına gelen olaylar üzerine, biraz masalsı bolca felsefi bir öykü olarak kurgulanmış. Mükemmel bir dairede ilerliyormuşsunuz gibi çizilen yolculuk süreci ve eve dönüş, maceraların yanında aşkın anlatımının en saf hali ve tüm zamanlara hitap eden sade dili ile sizi çok etkileyeceğine eminim.

Kitabın bendeki etkisi ilk romanımda da yerini buldu :

Paulo Coelho, Simyacı’da yazmıştı, mutluluk adını verdiğimiz, her yerde arayıp durduğumuz “hazine sandığımız” aslında hemen yanı başımızdaydı. “Ve bütün dünyayı kucaklayamayacak kadar küçük olduğum için, sahip olduğum az bir şeyi her zaman korumaya çalışacağım” demişti Santiago “sözcüklerin ötesinde bir dil” ile…

Gerçek Mucizelerin Masalı Godael – Syf 308

Okuyan bir daha okusun derim. İlk defa okuyacaklar da gecikmeden başlayın…

Yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler

İlknur Akpınar Yücedağ

Buraya da kitabın tamamını yazamayacağım için, benim için önemli olan alıntılarımı bırakıyorum.

“Göl bir süre sessiz kalmış, sonra şöyle konuşmuş:

  • Narkissos için ağlıyorum, ama onu yakışıklı olduğunu hiç fark etmemiştim ben. Narkissos için ağlıyorum, çünkü sularıma eğildiği zaman, gözlerinin derinliklerinde kendi güzelliğimin yansımasını görebiliyordum.
  • İşte çok güzel bir hikâye, dedi Simyacı”

“Kim ve ne olursa olsun, dedi, yeryüzünde her insan, her zaman, dünya tarihinde başrolü oynar. Ve doğal olarak o bilmez bunu”

“Hayatında ve yolu üzerinde bir yığın işaretler vardı”

“Çoktandır bilmekte olduğun bir şeyi sana hatırlamaktan başka bir şey yapmadım.”

“Hayallerinden asla vazgeçme, demişti yaşlı kral. Simgelere dikkatli ol”

“Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak”

“ Talih bizden yanayken, bundan yararlanmalıyız; talihin bize yardımcı olması için biz de ona yardımcı olacak şekilde davranmalıyız, gereken ne varsa yapmalıyız. Buna Lütuf Kuralı derler ya da acemi talihi.”

“Her şey bir tek ve aynı şeydir.”

“Sözcüklerin ötesinde bir “dil” var diye düşündü”

“Ve bütün dünyayı kucaklayamayacak kadar küçük biri olduğum için, sahip olduğum az bir şeyi her zaman korumaya çalışacağım”

“Her şeyi temel kural yönlendiriyor, dedi. Buna simyada Evrenin Ruhu adı verilir. Bütün kalbimizle bir şey istediğimiz zaman, Evrenin Ruhuna daha yakın oluruz. Olumlu bir güçtür.”

“Evren’in Ruhu ’nu bizler besliyoruz ve üzerinde yaşadığımız dünya, bizim daha iyi ya da daha kötü olmamıza göre, iyi ya da kötü olacaktır. Aşk’ın gücü işte burada işe karışır, çünkü sevdiğimiz zaman, olduğumuzdan daha iyi olmak isteriz her zaman.”

“Bir düşün gerçekleşmesini bir tek şey olanaksız kılar: Başarısızlığa uğrama korkusu”

“Evrende her şey evrim geçirir”

“En karanlık an, şafak sökmeden önceki andır”

“Araştırma her zaman acemi talihi ile başlar. Ve her zaman Fatihin Sınavı ile sona erer.”

“Evrenin Ruhu bir düşü gerçekleştirmeden önce yol boyunca öğrenilen her şeye değer biçer. “

“Bize karşı kötü duygular beslediği için böyle davranmamaktadır: Düşümüzü gerçekleştirmemizin yanı sıra, ona doğru ilerlerken aldığımız dersleri de iyice öğrenmemizi istemektedir.”

“Bir tek öğrenme yöntemi vardır, diye yanıtladı Simyacı. Eylem Yöntemi”

“ İnsanlar gitmekten çok geri dönüşü hayal ediyorlar”

“Kötülük insanın ağzından giren şeyde değildir. Kötülük oradan çıkandadır.”

“Cesaret, Evren’in Dili’ni arayan bir kimse için en büyük erdemdir.”

“İnsan sevince nesneler daha çok anlam kazanıyor.”

“Çünkü insanlar resimlerin ve sözcüklerin büyüsüne kapılıp Sonunda Evrenin Dili’ni unuturlar.”

“Çünkü ben ne geçmişte, ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen, mutlu bir insan olursun.”

“ O zaman hayat bir bayram, bir şenlik olacak, çünkü hayat yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur.”

“ Hazinen neredeyse yüreğin de orada olacak” demişti Simyacı.”

“Bir kumula tırmanırken işte tam o anda, yüreği kulağına fısıldadı: “ Ağlayacağın yere iyi dikkat et; çünkü ben oradayım ve hazinen de oradadır”

“Çünkü Evrenin Dili’ni bilmesine ve kurşunu altına çevirmesine rağmen çölde yaşıyordu Simyacı. Bilim ve sanatı kimseye kanıtlamak zorunda değildi. Kişisel Menkıbesi ’ne doğru yol alırken, bilmesi gereken her şeyi öğrenmiş yaşaması hayal ettiği her şeyi yaşamıştı.”

“Gerçekte kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir”

KİTAP KÜNYESİ

Kitap: SİMYACI

Orjinal isim: O Alquimista

Yazar: Paulo Coelho

Çeviri: Özdemir İnce

İlk Baskı: 1996

Okunan baskı: 46. Baskı 1998

Sayfa Sayısı: 166

Yayınevi: CAN