THE SANDMAN

booksiay

THE SANDMAN

The Sandman
Reklamlar

The Sandman

“Hayatta her şeyi bilmek mümkün.

Öğrenmek istediğiniz şey orada bir yerde hep.

Bulmanız gerekiyor sadece.”

Çizgi roman okurken büyüklerimiz tarafından yakalandığımızda ceza verilen çocukluk yıllarımızdan bakınca, gizli gizli ders kitaplarının arasına saklayarak okuduğumuz çizgi romanların, 21. Yüzyılın tüm senaryolarının merkezine oturacağını kim bilebilirdi ki!

Ekranlara baktığımızda her köşeden yeni bir çizgi roman kahramanı çıkıyor. Netflix platformunda 5 Ağustos 2022’de ilk gösterisini yapan ve 19 Ağustos’ta da yeni bir bölüm daha eklenen Sandman dizisi, Sonsuzlar ailesinden Dream ve yarattığı düşler ve kabuslarla karşımızda…

Fantastik evrenler, paralel dünyalar ve çoklu evren teorilerinin arasına şimdi de Uyku diyarının Düş Krallığı ekleniyor. The Sandman televizyon dizisi, Neil Gaiman’ın yazdığı,  1989-1996 yılları arasında DC Comics tarafından yayınlanan fantastik çizgi romanı Sandman serisinden uyarlanan, Sandman unvanına sahip Düş Kralı Morpheus’un hikayesini ve Düş Krallığını anlatıyor. Yıldız Tozu (Stardust), Amerikan Tanrıları (American Gods) gibi senaryo ve yapımcılığını üstlendiği projelerle tanınan Neil Gaiman, Batman ve Blade serisinden tanıdığımız David S. Goyer ve Wonder Woman ve Avengers serisinden hatırlayacağınız Allan Heinberg tarafından geliştirilen projenin ilk sezonu çizgi roman serisini birebir gerçekleştirmiş.

Oldukça pahalı bir bütçeyle hazırlanan bu gotik fantastik yapım, kaynağına çok uygun bir şekilde tasarlanan görsel efektleri ile övgüyü fazlasıyla hak ediyor. Günümüz teknolojisi düşleri ve rüyaları gerçek dünyaya taşımayı kolaylaştırıyor. Kostümler ve makyaj da etkileyici. Oyuncuların daha önce belirgin bir karakterle tanınmamış olması çok doğru bir seçim olmuş. Ayrıca, performansları da başarılı.Hıza alışkın bir nesil geldiği için bazı sahneler size çok yavaş gelebilir.

Ama unutmayın burası Düşler Krallığı ve durağanlık da hareket de Düş Kralının elinde…

Düşler Kralı & Düş Krallığı

Reklamlar

Düş Krallığında yaşanan ve düşler dünyası ile gerçek dünya arasında, günümüzle, geçmiş zamanlar arasında birçok farklı evren ve zamanda geçen Sandman ‘in ana karakteri Endless (Sonsuzlar) ailesinden Dream.  Yunan mitolojisinde uyku tanrısı Hypnos ve gece tanrıçası Nyx’in çocuğu olan, ismini ilk olarak Matrix filminde Neo’ya kırmızı ve mavi hapı uzatırken duyduğum Morpheus, Sandman,  Oneiros, Kai’ckul, Hikâyeler Prensi, Düşler Tanrısı veya Düş Kralı ve bunun gibi pek çok isimle anılıyor. Düşler ve hikâyelerin ölümsüz insansı tezahürü olan olarak bilinen Dream, düş gören insanların duygu, düşünce ve davranışlarına odaklanıyor. Sandman, kayıtlı Yunan mitolojisinde insanların rüyalarına girebilen, özellikle kralların ve kahramanların rüyalarından sorumlu bir tanrı olarak biliniyor. Aynı zamanda onlara rüyalarında görünebilme yetkisine de sahip. Her şeyden önce var olan, ölümsüz üstün güçlere sahip The Endless ‘ın ( Sonsuzlar) ailesini oluşturan yedi kardeşten, sıralamada yaş bakımından üçüncü üyesi:

  • Destiny (Kader)
  • Death (Ölüm)
  • Dream (Düş)
  • Destruction (Yıkım)
  • Desire (İhtiras)
  • Despair (Umutsuzluk)
  • Delirium (Çılgınlık)

 Morpheus’un kardeşi Phobetor kâbus, Phantasos ise fantastik rüyalar gördürüyor. Bunlar aynı zamanda ”fobi”  ve “fantezi” kelimelerinin kaynağı.

Uyanık dünyada yoksun ve bezgin düştüğünüzde Uyku sizi buraya getirir.

Özgürlüğü ve macerayı bulasınız diye…

Korkularınızla ve fantezilerinizle

Benim yarattığım

Düşlerde ve Kâbuslarda yüzleşirsiniz.”

The Sandman

Sandman, Anglo-Sakson mitolojisinde, uyuduğumuzda gözlerimize, daha sonra çapaklara dönüşecek olan kumları serpen hayali bir cindir. Dizideki Dream adını bu mitolojiden alır.

The Sandman repliklerinden önce araya serpilmiş birkaç bilgi kırıntısına ne dersiniz?

Düş & Rüya Nedir?

Fiziksel fonksiyonların durmaya yakın derecede yavaşladığı ve bedenin yarı yarıya ölü olarak kabul edildiği uyku sırasında,” bilinçdışı” bölgede beliren olayları, duygu ve düşünceleri yansıtan görüntüler bütününe “düş” veya “rüya” deniyor. Düşler aynı zamanda gerçek olmayan ama olması istenen, düşünülen şey olarak hayallerin yerine de kullanılıyor.

Uygurca Maniheist metinlerinde tül, Kaşgarlı Mahmud’un Divân-ı Lügati’t-Türk’ündeyse tǖş şeklinde geçen, “Düş” kelimesi, Öz Türkçe bir kelime. Eski zamanlarda “durmak” anlamına gelirken anlamı kaymış, “dinlenmek, öğle uykusu” şeklinde evrilmiş, “rüya” anlamına dönüşmüş. “Düşünmek” fiilinin kökü de bu kelimeden geliyor. “Görmek” anlamında kullanılan “Rüya” sözcüğü ise Türkçeye Arapçadan geçmiş.

Yukarıdaki tanımlamayı yaparken neden “bilinçaltı” değil de “bilinçdışı” dedim. Çünkü rüyaların gerçekte nerede var olduğu hala büyük bir soru işareti barındırıyor. Yüzyıllardır bilim insanları tarafından araştırılan rüyaların biyolojik içeriği, işleyişi ve amacı tümüyle anlaşılmış durumda değil.

Birbirinden bağımsız şekilde çok farklı psikoloji ekollerinin, parapsikologların ve deneysel spiritüalistlerin rüyalarla ilgili çok değişik çalışmaları olmuştur. Kadim zamanlardan günümüze kadar, gelecekle ilgili işaretler verdiğine inanan Nostradamus gibi ünlü simyacılar ve tarih boyunca birçok kâhin rüya tabirleri ile insanlığın geleceğinin peşine düşmüştür. Rüyalar aynı zamanda bilinçli zamanlarda yaşadığımızın hayatın bilinçaltı yansımaları olarak da kendini ortaya çıkarır.

Bu kadar farklı disiplinleri kendine çeken “düş dünyası” günümüzde hala gizemini koruyor. Bu nedenle incelenmeye devam edilen rüyaların bilimsel alanına Oneiroloji adı veriliyor. Peki, Oneiroloji nedir? Bir de ona göz atalım:

Oneiroloji

Kayıtlı metinlerde ilk kez 1653 yılında kullanılan Oneiroloji, rüyaları inceleyen bilim dalı olarak geçiyor. Oneiroloji eski Yunan mitolojisinde rüya tanrısı olarak bilinen Oneiros’tan türemiş. “Oneiroi” sözcüğü Eski Yunancada “düş” ve “kâhinlik” anlamına geliyor.

Freud’a göre, hiperamnezik kabul ettiği düş dünyasında, geçmiş olayları akılda tutma ve hatırlama yeteneğini sayesinde, baskı altında tutulan duygu ve düşüncelerin farklı metaforlarla açığa çıkmasından meydana gelen rüyalar, Jung’a göre bilinç ve bilinçdışı arasındaki etkileşimlerden ortaya çıkabiliyor. Bir çok parapsikoloji deneyine de konu olan rüyaların çok farklı türleri tanımlanabiliyor. Telepatik rüyalar, duru görü rüyaları, astral rüyalar, uyarıcı rüyalar, geleceği görme rüyaları, bilgilendirme rüyaları, haberci rüyalar, psikolojik rüyalar var.

Rüyalar üzerine en son araştırma yapan ve ilginç bir teori ortaya atan bilim insanı ise, fizik ve akışkanlar mekaniğinde doktora yapan fizikçi Jean Pierre Garnier Malet. Aynı zamanda Theory of the Doubling of Time and Space’in yazarı olan Malet, The Doubling Theory görüşünü ortaya atmış. Güneş döngüsü ve sistemin başlangıcında zamanın bölündüğünü ve varoluşun ilk aşamasındaki varlıkların da bu bölünmeye tabi olduğunu savunuyor.  Bu bilgiye sahip olduğu düşünülen antik çağlardaki kadim uygarlıklardan itibaren her insanın yavaş akan bir zaman diliminde “Double” ya da “Agguelos” (zamanın ulağı) olarak adlandırılan bir çifti olduğuna inanıyor.  Double ’ın sağlıklı bir geleceğin garantörü olduğunu düşünen Malet,  teorisinde gündelik sıkıntılar, karşılaştığımız problemler, geçirdiğimiz psikolojik ve fizyolojik rahatsızlıklara neden olan negatif gelecek potansiyelleri değiştirebildiğini öne sürüyor. Bunu yapmanın yolunun da uyumak ve rüya görmek olduğunu iddia ediyor.

Düşler & Kâbuslar

Uyku insanın enerji deposu en büyük yakıtı. İnsan sağlığında soluduğumuz hava, tükettiğimiz su ve gıda kadar önemli. Uyku diyarında hepimizin düşleri ve kabusları var. Kimi zaman hiç uyanmak istemediğimiz düşlerin kollarında, kimi zaman da kaçıp kurtulamadığımız kabusların pençelerinde uykuya dalıyoruz. Bazen uykuyla uyanıklık arasında bir yerlerde geziniyoruz. Gerçek mi düş mü olduğuna karar veremediğimiz anlar yaşıyoruz.

Şimdi soralım o zaman;

Sizce düş nedir?

Nerede yaşanır?

Gerçekle bağı nedir?

Sizce düşler hapsedildiği yerlerden kurtulup, yeni bir çağın eşiğinde gerçekliğin sınırlarına gelmiş midir?

The Sandman
The Sandman

REPLİKLER

“Başladığımız yer…

Uyanık dünya. İnsanlık buna gerçek dünya demekte kararlı.

Sanki düşlerinizin yaptığınız seçimlerde etkisi yokmuş gibi…

Siz fâniler sürekli işinizden, aşkınızdan, savaşlarınızdan söz ediyorsunuz.

Varsa yoksa uyanıkken yaşadıklarınız.

Ama gözlerinizi kapayıp

Benim diyarıma girdiğinizde…

Sizi bekleyen bir yaşam daha var.

Çünkü ben kralım. Düşlerin ve Kâbusların Kralı.

Uyanık dünyada

Yoksun ve bezgin düştüğünüzde

Uyku sizi buraya getirir.

Özgürlüğü ve macerayı bulasınız diye.

Korkularınızla ve fantezilerinizle

Benim yarattığım

Düşlerde ve Kâbuslarda yüzleşirsiniz.”

“Düşler uyanık dünyada nadiren canlı kalırken, Kâbuslar orada şahlanıyor âdeta.”

“İnsanları yöneten düşleri değil midir?”

Reklamlar

“-Gerçek mesleğin garsonluk değil, değil mi Bette?

-Yazarsın.

-Yazan bir garsonum.

-Kurgu? Kurgu dışı?

-Karakterlerimin hep gerçek insanlara dayanıyor. Ama yazdıklarım kurgudur herhalde çünkü hepsi mutlu sonla bitiyor.

-Nerede duracağını biliyorsun da ondan.

-Nasıl yani?

-Hikâyelerdeki sorun yeterince uzattığın zaman hepsinin ölümle bitmesi, değil mi?

Mutlu son yoktur. “

“Kader bahçesinde hangi yoldan yürürsen yürü, tercih yapmaya zorlanırsın, bir değil birçok defa.”

Düşün karşısında bir bıçak nedir ki?

“Kolektif bilinç dışının tamamını içimde barındırıyorum. Kurallarım olmazsa tükenirim. İnsanlık tükenir.”

“Yeni Düşler.

Yeni Kâbuslar.

Yeni bir dönem.”

THE SANDMAN DİZİ KÜNYESİ

Tür: Fantezi drama, doğaüstü korku

Senaryo Uyarlama: Neil Gaiman tarafından Sandman Çizgi Roman Serisi

Yapımcılar: Neil Gaiman  & David S. Goyer  & Alan Heinberg

Oyuncular: Tom Sturridge, Boyd Holbrook, Vivienne Acheampong, Patton Oswalt

Sezon:  1

Bölüm: 11


 

Bir cevap

  1. […] Sandman Neil Gaiman’ın yazdığı,  1989-1996 yılları arasında DC Comics tarafından yayınlanan fantastik çizgi romanı Sandman serisinden uyarlanan, Sandman unvanına sahip Düş Kralı Morpheus’un hikayesini ve Düş Krallığını anlatıyor. Devamı için: https://www.booksiay.com/the-sandman/ilknur-akpinar-yucedag/ […]

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!
%d blogcu bunu beğendi: