BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE

BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE

“İstediğiniz kadar mükemmel anayasalar yapın. Özgürlükler alanında da halka dilediğiniz kadar haklar tanıyın. Sosyalizmin veya liberalizmin sihirli gücüne dilediğiniz kadar inanın. Eğer çocuklarınız gerektiği şekilde eğitim almazlarsa hayata bir hiç olarak atılırlarsa, yasalar ve bütün sosyal haklar var olmasına rağmen toplumsal hayat yine de sönük ve ruhsuz olacaktır.”

Grigory Petrov

Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı kitap çağdaş bir toplumun A’dan-Z’ye nasıl kurulduğunu ve nasıl kurulması gerektiğini örnekleri ile çok çarpıcı bir biçimde anlatıyor.

Rus yazar Grigoriy Petrov,1866 yılında Petersburg’un Yamburg kasabasında doğmuş. Grigoriy, bir rahip ve müthiş bir hatip.Yazar, Bolşevik devriminin başarılı olması üzerine, Rusya’dan kaçıp bir süre Gelibolu Mülteci Kampında konuk oluyor. Daha sonra Yugoslav hükümetinin daveti üzerine Belgrad’a yerleşiyor ve tüm Avrupa’yı gezip, elli kitap yazıyor. Gezdiği ülkeler içinde en çok Finlandiya onu etkiliyor.

Finlilerin ataları İÖ 100-İS 100 yılları arasında Fin körfezinden bugünkü topraklara geliyor.

Finliler 1811 yılına kadar İsveç’lilerin egemenliği altında yaşıyorlar. 1808 yılında Rus Çarı I.Aleksandr’ın Finlandiya’nın yarısını işgal etmesi üzerine, zamanla Rusya’nın egemenliği altına giriyor ve Rusya’da Ekim Devriminin başarılı olması üzerine Finlandiya, 6 Aralık 1917’de bağımsızlığını ilan ediyor.

Kitabımızın ana konusu, bir ülkenin doğuşu, kuruluşu, toplumsal yapısının sağlam bir temel üzerine oturuşu etrafında şekilleniyor. Öncelikle, toplumsal dayanışma, birlik beraberlik içinde olma ve bunun önemi vurgulanıyor. Hemen ardından, gelecek nesillerle birlikte istikrarlı ve sürdürülebilir refah için, “EĞİTİM” de yapılacaklar konusunda, hala güncelliğini koruyan önerilerde bulunuyor.

Yazar, yıllarca Finlandiya’da gezerek, incelemeler yaparak, gözleyerek toplum yönetiminin, aile yapısının, köylülerin eğitilmesinin, din adamlarının yetiştirilmesinin, kışla eğitiminin, toplum yaşamında sporun ve güncel eğitimin nasıl olması gerektiğini, bunun nasıl sağlandığını kitabına aktarmış.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde & Atatürk

Bu kitabın Atatürk tarafından tüm okulların müfredat programına alınmasının emredildiği biliniyor. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuş. Atatürk’ün KÖY ENSTİTÜLERİ PROJESİ ile bu kitapta yazılanlar ve Atatürk’ten yaklaşık 75 yıl önce yaşamış olan ve Finlandiya’nın halk kahramanı olan Snelman ile ilintili olduğu görülüyor.

Bir ulus, en zorlu coğrafi ve siyasi koşullar altındayken bile, sadece “eğitim” ve “adanmışlık” ile kaderini yeniden yazıp bataklıklar arasından bir medeniyet güneşi gibi doğabilir mi?

Bu eser, Grigory Petrov’un kaleminden çıkan sıradan bir gezi notu veya tarih kitabı değil; aksine bir toplumun “ruhsal mimarisinin” nasıl inşa edildiğinin anatomisidir. Kitap, 1800’lerin başında İsveç ve Rusya egemenliği arasında sıkışmış, zorlu doğa koşullarıyla mücadele eden Finlandiya halkının hikayesini anlatır. Ancak eserin asıl odaklandığı yer, siyasi bağımsızlık ilanı değil (ki bu 1917’de gerçekleşmiştir); o bağımsızlığı mümkün kılan ve ayakta tutan “zihinsel altyapının” Johan Vilhelm Snellman gibi aydınlar öncülüğünde nasıl ilmek ilmek dokunduğudur. Metin, bir ülkenin A’dan Z’ye; köylüsünden askerine, din adamından öğretmenine kadar topyekûn bir seferberlikle nasıl “ruh kazandığını” ve bir bataklıklar ülkesinin nasıl “beyaz zambaklar ülkesine” dönüştüğünü resmeder,.

Kritik Kavramlar ve Düşündürücü Sorular

Hukuk mu, Kültür mü? Kaynakta geçen en çarpıcı tartışmalardan biri, yasaların tek başına yetersizliğidir. Petrov, okuyucuya şu sarsıcı gerçeği hatırlatır: En mükemmel anayasayı da yapsanız, kağıt üzerinde sınırsız özgürlükler de tanısanız; eğer o yasaları yaşatacak nesiller doğru eğitilmemişse, toplumsal hayat “sönük ve ruhsuz” kalmaya mahkumdur. Bu, şu soruyu akla getirir: Bir sistemi değiştirmek için önce yasaları mı, yoksa o yasaları uygulayacak insan zihnini mi iyileştirmek gerekir?

Bireysel Kurtuluş Yoktur, Toplumsal Diriliş Vardır: Kitapta işlenen Snellman modeli, eğitimi sadece okullara hapsolmuş bir çocuk aktivitesi olarak görmez. Kışladaki askerden köydeki çiftçiye kadar herkesin eğitildiği bir “yaşam boyu öğrenme” seferberliğini savunur. Bu durum izleyiciye şu soruyu yöneltir: Kendi kişisel gelişimimize odaklanırken, içinde yaşadığımız toplumun kolektif gelişimini ne kadar ıskalıyoruz?

“Yapacak Çok Şey Var” Hissi: İncelemeyi yapan yazarın belirttiği gibi, bu kitap okuyucuda pasif bir hayranlık değil, aktif bir sorumluluk duygusu uyandırır. Kitabı bitiren kişi, dünyadaki sorunları izlemek yerine “öğretmen olmak” ve elini taşın altına koymak ister.

Neden Önemli? Bu eserin değeri, sadece Finlandiya tarihini anlatmasından değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş kodlarında derin izler bırakmasından kaynaklanır. Mustafa Kemal Atatürk, bu “destansı başarıya” öylesine hayran kalmıştır ki, kitabın askeri okulların müfredatına alınmasını emretmiştir. Bugün eğitim tarihimizin en özgün modellerinden biri olan Köy Enstitüleri, Snellman’ın Finlandiya’da yaktığı bu ateşin Türkiye’deki yansımasıdır.

Ayrıca bu modelin başarısı tarihte kalmamış, günümüzde de kanıtlanmıştır. Finlandiya’nın yakın tarihte 34 yaşında dünyanın en genç başbakanlarından biri olan Sanna Marin’i çıkarabilmesi, yüzyıl önce atılan o sağlam eğitim tohumlarının ve kadınların toplumsal hayata katılımının bir meyvesidir. Dolayısıyla eser, “böyle gelmiş böyle gider” diyen karamsar zihinlere karşı, uzun vadeli ve sabırlı bir inşanın somut kanıtı olarak güncelliğini korumaktadır.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, bir “mucize” anlatısı değil, bir “emek” anlatısıdır. Mucize, doğaüstü bir gücün dokunuşuyla değil; bir avuç aydının (Snellman ve arkadaşları) halkı uyandırması ve halkın da bu uyanışa sadakatle karşılık vermesiyle gerçekleşmiştir. Kitap, mazeret üretmek yerine çözüm üretmek isteyen her birey ve toplum için eskimeyen bir reçetedir.

Sanna Marin

Yakın tarihimizde yaşadığımız bir olay, Atatürk’ün bu kitapta gördüğü değerleri haklı çıkarıyor. Gençlerin ve kadınların üretime, yönetime katkılarını, eğitimin bu süreçteki önemini sürekli ifade eden Finlandiya’da  10 Aralık 2019 tarihi itibariyle Sosyal Demokrat Parti’nin lideri seçilen Sanna Marin 34 yaşındaki  ‘dünyanın en genç başbakanı’ unvanının da sahibi olarak tarihe geçti.

Herkesin bu kitabı mutlaka okuması ve  nerede yanlış yapıldığını anlaması ve yapılan yanlışları sorgulaması gerek.

Kitap çok sevdiğim arkadaşım Reşide Taşkın tarafından bana hediye edildiğinde 138 sayfalık “ince bir kitap çabucak bitiririm” diyerek başladım. Neredeyse “Homo Sapiens” ve “Homo Deus” ( yaklaşık 600 sayfalık kitaplar) okumak kadar zamanımı aldı. Uzun uzun düşündüren bir okuma süreci yaşatıyor.

Her bölümün her cümlenin altında incelikli bir felsefe yatıyor. Bu nedenle bu kitaptan sadece tek bir alıntı vereceğim:

Bu kitabı bitirdiğinizde “yapacak ne çok şey var diyeceksiniz” ve öğretmen olmak isteyeceksiniz.

Mutlaka okuyun ve okutun!

Kitap Künyesi:

  • Kitap adı:                    BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE
  • Yazarın adı:                Grigory Petrov
  • Kategori:                     Biyografik Anlatı
  • Sayfa sayısı:                138
  • İlkYayın tarihi:           1923
  • Yayınevi: Dorlion

İlknur Akpınar Yücedağ

Aralık 2019

No responses yet

    Bir Cevap Yazın

    Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.