OUTLANDER – Ya Geleceğin Geçmiş Olsaydı?

BİR ERKEK MİLYONLARCA KADIN SEVEBİLİR.

AMA GERÇEK BİR ADAM BİR KADINI MİLYONLARCA DEĞİŞİK YOLDAN SEVER.”

JAMİE FRASER

/ DİANA GABALDON “OUTLANDER”
OUTLANDER / jamie & Claire

Giriş cümlesi tüm zamanların en tutkulu aşk hikâyelerinden birine ait. “Outlander” dizisinin kahramanlarından Jamie ’nin Claire için söylediği onlarca aşk dolu repliklerin en güzeli. Olağanüstü güzel, duygu yüklü olduğu kadar, tamamen sıradışı bir aşk ve zamanda yolculuk hikâyesi … Ancak,  bu aşkın etrafına örülen kurgu, 18.yy ve 20. yy da geçen, gerçek olaylarla bağlantılı gelişiyor. Böylece, ortaçağla yeniçağın arasında gidip gelen, farklı bir bilim kurgu ve zamanda yolculuk hikâyesi izliyorsunuz. Zaman yolcumuz ve başkahramanımız Claire isimli genç bir kadın..,

Claire 2.Dünya Savaşında hastalıklar ve tedaviler konusunda cephede edindiği tecrübelerle kendini geliştirmiş, mesleğiyle ilgili bitkisel tedavi yöntemlerini araştıran meraklı bir hemşiredir. Eşi Frank Randall da savaşa katılmış bir tarihçi akademisyendir. Genç çift çocuk yaparak aile olma isteğindedir. Ancak, içinde bulundukları koşullar nedeniyle bunu henüz gerçekleştirmeye fırsatları olmamıştır. Savaş sevgilerini soğutmuştur. Savaştan sonra,1946 yılında normale dönebilmek için, Frank’in atalarının toprakları olan İskoçya’nın Inverness şehrine tatile gelirler ve olaylar buradan sonra hızla gelişir. Claire bir sabah erkenden kalkar, çevrede dolaşmaya çıkar. Ender bulunan şifa bitkilerinden birinin peşindeyken Craigh na Dun bölgesinde bulunan yuvarlak şekilde dizilmiş tarihi taşların yanına gelir.

BACK TO PAST

Bu sırada rüzgâr şiddetlenir ve taşlardan sesler duymaya başlar. Merakla duyduğu sesleri anlamlandırmaya çalışırken taşlara dokunur ve 1743 yılına zaman yolculuğu yapar. Zamanda yaklaşık 203 yıl geriye gitmiştir. Eşi Frank’in atası, Kaptan Jonathan “Black Jack” Randall ’ın yönettiği, İngiliz ‘Kırmızı Ceketliler’ tarafından takip edilen, MacKenzie Klanı ’ndan bir grup asi İskoçyalının arasına düşer. Burada kendisini kurtarmak için yaralanan İskoç delikanlısı Jamie Fraser ile karşılaşır ve onu tedavi eder.

İşte bundan sonra olayların içine giriyorsunuz ve kendinizi durduramıyorsunuz. 1. Sezon bitiveriyor. Netflix ’de 4 sezon olan diziyi soluksuz izliyorsunuz.. 5. ve 6. Sezonları da çekilmiş durumda.

Dizi, yazar Diana Gabaldon’un “Outlander” adlı 13 ciltten oluşan tarihi zaman yolculuğu kitapları serisinden uyarlanmış. Ronald D. Moore tarafından geliştirilip ve Starz için Sony Pictures Television ve Left Bank Pictures tarafından üretilmiş. Dizi kitaplara birebir sadık kalmış. Kitap & prodüksiyon uygulamalarında zor ve ender rastlanır bir durumdur bu.  Yazarın hayal gücü, bilgisi ve kurgu becerisinden etkilenmemek mümkün değil.  Dizi ise özellikle başroldekiler olmak üzere oyunculuk, dekor, mekan ve canlandırma detaylarında çok başarılı bir yapım. Efsane müziklerini ise Battlestar Galactica’da da Ronald D. Moore ile çalışmış olan Bear McCreary yapmış. Bu nedenle dizi için kendi türünde tartışmasız en iyiler arasındadır diyebilirim.

Dizide Claire’ı canlandıran Caitriona Balfe İrlandalı, Frank’i canlandıran Tobias Menzies İngiliz ve Jamie’yi canlandıran Sam Heughan ise gerçekten İskoç. Outlander’ın yazarı Diana Gabaldon ve dizinin yapımcısı Ronald D. Moore 4.bölüm “The Gathering“de konuk oyuncu olarak yer alıyor.

Buraya sevdiğim birkaç alıntıyı bırakıyorum:

“KALBİM SENİ İLK GÖRDÜĞÜM ANDAN BERİ SANA AİT, RUHUMU VE KALBİMİ SENİN ELLERİNE TESLİM ETTİM, ONLARIN ORADA GÜVENDE OLDUKLARINI BİLİYORUM.”

“Seni çok istedim.” Pencereden bakmayı bırakıp bana döndü. “Seni hayatımda istediğim her şeyden daha çok istedim,” diye ekledi yavaşça.

“Hikâyesi anlatılan hayat yaşanmıştır”

“Seni çok istedim.” Pencereden bakmayı bırakıp bana döndü. “Seni hayatımda istediğim her şeyden daha çok istedim,” diye ekledi yavaşça.

“Karşımdaki kadının doğru kadın olup olmadığını nasıl anlayacağımı sormuştum, o da zamanı gelince bunu hemen anlayacağımı söylemişti. Ve anladım. “

“Sevginin olduğu yerde ondan konuşmanın gereği olmazdı. O ölümsüzdü. Ve yeterliydi.”

“İskoç öykülerinde her şey iki yüzyıl öncesinde geçer, demişti Peder Wakefield. Bu bir varmış bir yokmuşla aynı anlama gelir.”

“Kalbim seni ilk gördüğüm andan beri sana ait, ruhumu ve kalbimi senin ellerine teslim ettim, onların orada güvende olduklarını biliyorum.”

“İnsanın fiziksel gücünün tükendiği anda bile bedeli ne olursa olsun savaşı bitene kadar dayandığı ve kendini güçlü hissettiği anlar vardı. Bu güce kadınlar doğum yaparken erkekler de savaş alanında ulaşıyorlardı. Net olarak hatırlayabildiğim son şey çığlık atan kayalardı. İşin aslında bundan bile şüpheye düşmüştüm. Belki de bu çığlıklar hep vardı, bu mümkündü. Bu çığlıkların taşlardan geldiğini düşünmüyordum işin aslında, ben bir yere girmiştim ve bu sesler oradan geliyordu. O taşlar bir yere açılan kapı mıydı? Ne yapınca açılıyorlardı ve nereye açılıyorlardı? Bunun basit kelimelerle anlatılması zordu. Zaman içinde bir çatlak olduğunu düşündüm, oradaydım ve şimdi de buradaydım, aradaki tek bağlantı taşlar olabilirdi. Ve sesler…”

Açılış müziği:      “The Skye Boat Song” by Raya Yarbrough
Besteci:               Bear McCreary

Eğer daha önce izlediyseniz, alıntı ve yorumlarınızı bekliyorum. Henüz izlemediyseniz, dönem dizilerini, tarihi dokuları ve karakterleri, gerçekle kurgunun karıştığı yapımları seviyorsanız, etkileyici oyuncu performanslarının, olağanüstü müziklerinin notalarının keyfine varmak istiyorsanız  şimdi tam zamanı. Seveceksiniz ve pişman olmayacaksınız.

Macera dolu sıradışı kitaplara, tasviri bol, duygu yüklü cümlelere ve ortaçağdan tarihine ilgi duyuyorsanız kitaplarının da etkisinden kurtulamayacaksınız. Okuduğunuzda kitap&yapım ikililerinde birebir uyarlanan en başarılı yapımlardan biri olduğu göreceksiniz.

Keyifli okumalar ve iyi seyirler…

DİZİ KÜNYESİ:

Tür: Tarihsel Kurgu, Dram, Bilimkurgu, Macera, Fantastik, Romantik

Uyarlama: Diana Gabaldon Outlander Kitap Serisi

Geliştiren: Ronald D. Moore

Oyuncular:  Caitriona Balfe, Sam Heughan, Tobias Menzies

Açılış müziği:      “The Skye Boat Song” by Raya Yarbrough

Besteci:               Bear McCreary

Ülke: Birleşik Krallık,

İlk Yayın tarihi:  9 Ağustos 2014

KİTAPLAR: 

1.Yabancı (838 Sayfa);

2.Kehribardaki Yusufçuk (896 Sayfa),

3.Yolcu (1080 Sayfa)

4.Güz Davulları, Kısım I (638 Sayfa)Kısım II (582 Sayfa),

5. Ateşin Çağrısı, Kısım I (656 Sayfa),Kısım II (736 Sayfa),

6. Kar ve Kül, Kısım I (653 Sayfa),Kısım II (640 Sayfa),

7. Geçmişin Yankısı, Kısım I (656 Sayfa),Kısım II (656 Sayfa), 7,5. The Space Between,

8. Kalbimin Kanıyla Yazdım, Kısım I (608 Sayfa),Kısım II (600 Sayfa)

Türü: Dram, Tarihi Kurgu, Bilim Kurgu, Romantik

Yazar: Diana Gabaldon

YAZININ BURASI KİŞİYE ÖZEL 😊

GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNE İSTİNADEN BU VİDEOYU DA BURAYA BIRAKIYORUM.

“KALBİM SENİ İLK GÖRDÜĞÜM ANDAN BERİ SANA AİT, RUHUMU VE KALBİMİ SENİN ELLERİNE TESLİM ETTİM, ONLARIN ORADA GÜVENDE OLDUKLARINI BİLİYORUM.”

BİİRLİKTE NİCE YILLARA AŞKIM – 19042020
VOLKAN YÜCEDAĞ & İLKNUR YÜCEDAĞ