MARTI – Kanat Çırpmaktan Ötesi

“…binlerce, binlerce martı var, biliyorum.” diyerek başını salladı Sullivan.” Bildiğim tek yanıt, senin milyonda bir rastlanan ender kuşlardan olduğun Jonathan. Yola çıkanlarımızın çoğu çok yavaştı. Nereden geldiğimizi hemen unutup nereye gittiğimizi merak bile etmeden, günübirlik yaşayarak çoğu kez birbirinin aynısı olan şeyi yaptık; bir dünyadan gelip diğerine gittik. Yemekten, birbirimizle mücadele etmekten, sürüye gücümüzü kanıtlamaya çalışmaktan daha başka yaşama nedenleri olduğunu öğrenmek için kaç yaşamdan geçmek zorunda kaldık, bir fikrin var mı Jonathan? Binlerce, on binlerce! ”

Martı/ Richard Bach

Sahaflar,1988…

Kütüphanemdeki üç martı kitabının ilki benim ve giriş sayfasındaki tarihi notum bu… Bir zamanlar İstanbul Üniversitesinin ana girişinin karşısındaki büyük çınarın orada, tarihi Kapalıçarşı’nın yolu üzerinde bambaşka bir “dünya” vardı. SAHAFLAR… Sağlı sollu yayınevlerinin ve kitabevlerinin bulunduğu, seyyar satıcılarının bile sadece ikinci el kitap sattığı büyülü dünya… Üniversitede dersler bittikten sonra, ara sokakların kıvrımlarından dönerek denizden gelen ikindi rüzgârının eşliğinde, kitapları koklayarak karıştırmak en büyük keyfimdi. İstanbul’un en eski kitapları orada raf arkadaşlığı yapar, gidecekleri bir sonraki kütüphanenin onları ayıracağı güne kadar, evlatlık edinmeyi bekleyen çocuklar gibi beklerlerdi.

 İşte ilk “Martı” kitabımın kaynağı  “o dünya ”ve onu aldığım günden bugüne otuz iki yıl geçmiş… Yani ikizlerimden on iki yaş büyük. Diğer iki Martı kitapları ise ikizlerin… Zaman ne çabuk geçiyor…

Martı, Jonathan Livingston adındaki sıradan bir martının olağanüstü bir maceraya dönüşen yaşam öyküsüdür. Üç bölümden oluşan kitapta, ilk bölümde ailesi ve toplumu tarafından dışlanan genç Jonathan, ikinci bölümde Sullivan adlı kendine benzeyen yaşlı bir martı ile tanışır. Ondan çok şey öğrenir. Artık o, sınırlarının ötesine geçmeyi başaran bir yetişkindir ve hayatına genç martı Fletcher da girmiştir. Üçüncü bölüm ise en can alıcı bölümdür. İlerleyen yaşında, deneyimlediği şeyleri Fletcher’a aktaran bir öğretici olmuştur. Gerçek hikaye tam da burada başlar. Gençlikten kıdemli yetişkinliğe geçildiğinde kurallar, sınırlar olmadan bilgiler ve duygular nasıl aktarılır… okuyun etkileneceksiniz…

Martı, benim “Kendimi arayıp bulma yolculuğumdaki” en önemli duraklarımdan biridir. Özgürlük nedir, zaman nedir, hayatın anlamı nedir gibi cevabı hala aranan soruların yanı sıra aile, arkadaşlık, dostluk, eğitim, gelenekler, kuşaklar arası çatışma, kurallar ve özellikle sınırlar konusunda zihnimde yeni kapılar açan bir kitap olmuştur.

Richard Bach, bir zamanlar Amerikan Hava Kuvvetlerinde bir pilotmuş.Uçuştan hiç kopmamış ve uçuşun gizi üzerine yapıtları var. O sadece mekanik bir kuşu uçurmamış, aynı zamanda uçmanın her anının keyfine varmış ve bunları hikâyelere dönüştürmüş. Bir havacılık dergisinin editörlüğünü yapmış, bir çok makale ve öykü yazmış. Fiziksel uçuşları zihnini özgürleştirmiş. Bu uçuşlar, onun içinde Martı Jonathan Livingston’u bulmasını sağlamış. Yarattığı karakter o kadar gerçekti ki, bazen düşünürüm acaba “O” mu Richard Bach’ı, yarattı diye?

Elimdeki baskının birinci bölümünden önce iki önemli yorum var. Onları da buraya eklemek istiyorum:

 “Richard Bach bu kitapta iki şey yapıyor.

Bana Uçuş sunuyor.

Beni Genç kılıyor.

Her ikisi için sonsuz şükran “

Ray Bradbury

“Bu kitap St. Exupey’nin görkemli dünyasına katılan yeni ve değerli bir yurttaş… Martı Jonathan’ın dünyalarına bir kez tanık olduktan sonra, asla geri dönmek istemeyeceksiniz gibi geliyor bana.”

Ernest K. Gann

21. yy. da yeniden doğan ve büyük bir hayran kitlesi yaratan Küçük Prens gibi Martı Jonathan da bizim kuşağımızın gençliğinin fenomeniydi.  Onu da çok sevmeme rağmen, “Küçük Prens” ve Antoine de Saint-Exupéry’i burada yazmayı Ece’ye bıraktım… Bir umutla o günü bekliyorum.

İki nefes arasında, dalgaların sesinde, özgürlüğün kanadında okuyacağınız bir masal aslında. Ancak, bu dalgaların ve rüzgârın fısıldadığı kısacık ve net mesajlar çok güzel… Onlar, bir kısmı martı resimleriyle dolu doksan altı sayfalık bu yalın şaheserin harfleri arasına serpilmiş, arayın bulun…

Sevgiler

ALINTILAR:

“Çünkü rakamlar sınırları belirler; mükemmelin sınırları yoktur.”

“Eğer dostluğumuz zaman ve uzaklıkla sınırlıysa, o yok demektir. Zaman ve uzaklıkla sınırlı olmayanı yaşıyoruz biz. Uzaklığı yenince hep aynı yerdeyiz, zamanı yenince hep aynı anın içindeyiz. Böylece her an için birlikte olacağımızı düşünmedin mi?”

 “Artık yaşamak için bir nedenimiz olmalı; öğrenmek keşfetmek, özgür olmak gibi.”

“Özgürlük, var oluşun bir parçasıdır. Boş inançlar olsun, gelenekler olsun, özgürlüğü kısıtlayan ne varsa, kaldırıp atmak gerek.”

”Cennet bir yer, bir mekan değildir, bir zaman dilimi değildir. Cennet öğrenmektir, mükemmelliktir.”

“Görünenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış.”

 “Onların tek farkı, gerçekten kim olduklarını anlamaya ve bunu bilerek yaşamaya başlamaları”

”Eğer ne yaptığını iyi biliyorsan her zaman başarırsın.”

“Uçmak bir yerden bir yere ulaşmak için kanat çırpmaktan daha öte bir şey.”

“ En yüksekten uçan martı, en uzağı görendir.”

“Geçmişi yalnızlıkla dolu olmasına rağmen Martı Jonathan bir öğretmen olarak doğmuştu. Ve onun sevgisini gösterme yolu, yalnızca gerçekleri görmek için fırsat kollayan bir martıya doğruları öğretebilmekti.”

“Tabii ki diğer dünyayı bir öncesinde öğrendiklerimizle kurarız. Fakat hiçbir şey öğrenilmemişse, sonraki yaşam öncesinin aynısı olacaktır.”

Uçmak bir yerden bir yere ulaşmak için kanat çırpmaktan daha öte bir şey…

KİTAP KÜNYESİ

Kitap Adı: MARTI

Yazar: Richard Bach

Tür: Kıssa, Kurgu, Uzun hikâye, Kişisel Gelişim

İlk Yayınlanma Tarihi: 1970

Sayfa sayısı: 96

Yayınevi: Arkadaş