CHERNOBYL- “Bu gezegende daha önce hiç meydana gelmemiş bir şeyle uğraşıyorsunuz.”

“ Fakat görsek de görmesek de, tercih etsek de etmesek de “GERÇEK” hep orada. Gerçek, ihtiyaçlarımızı ve isteklerimizi umursamaz. Hükümetlerimizi umursamaz, ideolojilerimizi, inançlarımızı… her zaman pusuda bekler…”

Valery Legasov / Chernobyl
“Söylediğimiz her yalana gerçeği borçlanırız”

Eğer gerçeklerle yüzleşmekten korkmuyorsanız ekran başına oturup bu 5 bölümlük mini diziyi seyredebilirsiniz.Dizide, Valery Legasov’un intiharından önce kaydettiği sesinden dinleriz yukarıdaki ifadeleri… Tarihin en büyük felaketlerinden birinin görünmeyen yüzünü seyrederiz Chernobyl’ de. Bu günlüğü tutan kişinin ağzından öğreniriz madalyonun diğer yüzünü. Kayıtlara 26 Nisan 1986 günü Chernobyl Faciası olarak geçen, nükleer santral patlamasından, tam iki yıl sonra 26 Nisan 1988’de intihar eden, bilim insanı Valery Legasov’dur bahsettiğim kişi.

Valey Legasov

Yönetmen Johan Renck ve yapımcı senarist Craig Mazin, o zamanlar Sovyet Rusya’ya bağlı olan Ukrayna’nın Pripyat kentinde bulunan Çernobil Nükleer Santrali’nin patlamasını konu alan olağanüstü bir mini dizi yaratmışlar. 2019 Emmy ödüllerinde “En İyi Mini Dizi” dahil 10 ödül kazanan “Chernobyl”, olayların anlatımı, etkileyici sahnelerin başarılı bir kurguyla bir araya getirilişi, oyuncuların yüksek performansıyla uzun yıllar kendinden söz ettirecek ve dizi tarihinin zirvesine oturacak bir yapım. Yakın tarihimizde hepimizin tanıklık ettiği gerçek olaylardan bahsetmesi ve sürecin arkasındaki gelişmelerin açığa çıkmasını sağlaması açısından da çok önemli.

Geçen yaz diziyi seyredip bitirdikten sonra nükleer santral kurma çabalarına delilik gözüyle bakarken, böyle bir felaketin hala izlerini taşıyor olduğumuz bilmek beni ürpertmişti. Ancak, içinde bulunduğumuz corona karantina günlerinde, insan katli konusunda ondan aşağı kalmayan bu viral sürecin, otuz yıl sonrasına nasıl yansıyacağını düşünmeden edemiyorum.

Ölüm Köprüsü -Chernobyl

Maalesef umarsızlık ve vurdumduymazlık bu savaşın çözümü değil. Bugün İtalya’dan gelen sokaklarda ve hastanelerdeki fotoğrafları gördükçe, haberleri izledikçe aklıma dizideki ilk bölümün son sahnelerinde köprüde patlamayı çocuklarıyla seyrederken kahve içip eğlenen insanlar geliyor. Tren köprüsünde olayı izleyen insanların hiç birinin hayatta kalmadığı rapor edilmiş. Köprü şu an “Ölüm Köprüsü” olarak biliniyor.

Nükleer santrale yaklaşık 2 km uzaklıkta olan Pripyat şehri 1986’da terk edildiği haliyle günümüzde duruyor. 2600 kilometrekarelik bir alanda 300.000 kişi evlerinden geçici olduğu söylenerek taşınmışlar. Dönmeleri hala yasak. Tam bir nükleer erimeyi önlemek için 400 madenci 1 ay boyunca çalışmış. Kapalı bölgede hizmet etmeleri için 600.000’den fazla insan görevlendirilmiş. Sovyet hükümeti, onların kaderiyle ilgili hiçbir resmi kayıt tutmamış. Çernobil’in gerçekte kaç insana mal olduğu bilinmiyor. Tahminlerin çoğu 4000 ile 93000 ölüm arasında. Sovyet resmi ölüm adedi 1987’den beri değişmemiş:31 kişi.

Emily Watson- Ulana Khomyuk karakterinde / Chernobyl

Dizideki Emily Watson’ın hayat verdiği Ulana Khomyuk karakteri Valery Legasov’a destek veren bilim insanlarının tümünü temsilen yaratılmış.

İnsanlık tarihinin hala kapanmamış olan bu yarasından çıkarılacak çok ders var.

Umarım bizler de içinde bulunduğumuz bu öğretiden büyük yanlışlar yapmadan çıkabiliriz.

Buraya dizinin repliklerinden birkaç alıntı bırakıyorum.

Sovyet resmi ölüm adedi 1987’den beri değişmemiş:31 kişi.

ALINTILAR:

 “Çernobil yalanlarla patladı”

“Söylediğimiz her yalana gerçeği borçlanırız”

““Gerçek rahatsız ettiğinde yalan üstüne yalan söyleriz, ta ki yalanın orada olduğunu hatırlamayıncaya kadar”

“Bir zamanlar gerçeğin bedelinden korkuyordum. Ama şimdi soruyorum: Yalanların bedeli nedir?”

“Doğru soruyu sormak seni gerçeğe ulaştıracak mı sanıyorsun?”

“Her galibiyetin bir bedeli var”

“Çocukların annelerini korumak için öldüğü bir ülkede yaşıyoruz”

“İşte şimdi Kömür Bakanı’na benzedin”

“Bütün bakanların, bütün vekillerin, bütün itaatkar aptalların içinden, yanlışlıkla tek iyi adamı gönderdiler. Tanrı aşkına Boris, en önemli kişi sendin.”

“O çekirdeğin üzerinden geçersen, sana yemin ediyorum yarın sabah kurşunla öldürülmek için yalvarıyor olursun.”

“Onlara göre adil bir dünya normal bir dünyaydı. Çernobil’de normal hiçbir şey yoktu.”

“Eğer Çernobil’in ne zaman tam güvenli hale geleceğini kastediyorsanız, Plütonyum-239’un yarı ömrü 24 bin yıl. Yani bizim ömrümüz yetmez desek yeridir.”

“Bilim adamı olmak naif olmaktır. Gerçeği aramaya o kadar odaklandık ki, gerçekte ne kadar az kişinin onu bulmamızı istediğini görmedik”

 “Yalanların bedeli nedir? Gerçeklerle karıştıracak değiliz. Gerçek tehlike şu ki, yeterince yalan dinlersek gerçeği anlayamayız. O zaman ne yapabiliriz. Gerçekler bir kenara bırakıp kendimizi hikâyelerle memnun etmekten başka ne kalır elimizde?”

“Ülke, iktidardakilerin ülkesi, insanların değil..”( Çernobil Duası, Svetlana Aleksiyeviç- Kitap Önerisi)

Eğer Çernobil’in ne zaman tam güvenli hale geleceğini kastediyorsanız, Plütonyum-239’un yarı ömrü 24 bin yıl. Yani bizim ömrümüz yetmez desek yeridir.”

DİZİ KÜNYESİ:

Tür:       Tarihi drama

Senarist:             Craig Mazin

Yönetmen:         Johan Renck

Oyuncular:         Jared Harris, Stellan Skarsgård, Emily Watson

Tema müziği bestecisi:  Hildur Guðnadóttir

Sezon sayısı:      1

Bölüm sayısı:     5