BOOKSIAY©

DREAMER VE SEN

“Sana sesleniyorum…”

Yine okuyucuyu şaşırtan ve yazarla karşılıklı sohbetteymiş gibi hissettiren bir başlangıç cümlesi daha… Kitap, baştan sona soru cevap yöntemi ile yazılmış. Bazı cevaplarda biraz saldırgan bir üslup ve emir kipi kullanılan cümlelerle karşılaşabiliyorsunuz.

Bölümler arasında, canlı renkler ve sürrealist görüntüler kullanılan sayfalarda, özet manifestolar var. Sorular sekiz ana bölümde toplanmış. Bunlar:

  • Düşleme Sanatı
  • Düşlemek ve Arzulamak
  • Rol Yapma Sanatı
  • İçeride Savaş Yoksa Dışarıda da Yoktur
  • Başkaları Sensin
  • Olmak ve Sahip Olmak
  • Beden
  • Zamansızlık

 ve toplam otuz dört soru cevaplanmış.

“D’Anna kardeşlerin” arasındaki, Türk mahkemelerine kadar yansıyan, “Tanrılar Okulu” ile ilgili telif hakkı dava süreci, Elio aleyhine sonuçlanınca, yazarımız kendi Dreamer karakteri ile karşı karşıya oturup bu kitabı yazmış gibi görünüyor.

Kitap isminden de anlaşılacağı gibi iki karakter arasında şekilleniyor.

Ana karakter “Dreamer”… Yazarın kendisi ve soruları cevaplayan kişi olarak karşımıza çıkıyor…

Diğer karakter ise “Okuyucu”… Yıllardır sorularına cevap arayan bireylerin her biri, kitabı okuyan kişi yani “Sen”…

Stefano “Tanrılar Okulu” kitabında, bireye Dreamer aracılığıyla, varoluşu sorgulatırken kontrol etmeye odaklıyor. Elio ise Dreamer’a farklı bir görev yüklüyor. Başlangıç ve sonları irdelerken bireyin her kaosta ölüp yeniden dirildiğini varoluşun bu sonsuz döngüde olduğunu ifade ediyor. Böylece ölümsüzlüğe yeni bir anlam yüklüyor.

Stefano Dreamer’ı bireyin hayalinde var ederken, Elio gerçekliğin karşısında duran bir düşten “paralel bir evren”den yola çıkıyor.

Stefano, kahramanı “Tanrı” sıfatının içinde “Bir” kavramına yerleştirirken, Elio düalist felsefenin temeli olan “İki zıtlık”tan faydalanıyor ve “Sen” seslenişiyle kahramanı karşısına alıyor. Varoluşun gerçek eylemlere bağlı olduğunu savunuyor. Ancak bu gerçek devrimsel eylemlerin fikir, değer ve inanç gibi soyut ve görünmeyen kavramlardan yola çıktığını savunuyor.

Burada kitaptaki en can alıcı birkaç cümleden alıntı yapacağım:

Visibilia Ex Invisibilibus”   

Görünen görünmeyenden doğar…

Ve slogandan sonra devam eden paragraf:

“Tüm düşüncelerimiz, duygularımız, fantezi, anı ve hayallerimiz

Ve hepsinden önemlisi düşlerimiz,

El dokunulamayan ve bize varlık diye öğretilen şeye paralel olan bir dünyanın parçasıdır.”

Elio’nun kitabını farklı kılan konulardan biri de eylemsizlik ve sessizliğe olan bakış açısı. Toplumda genel olarak zayıf ve negatif algılanan bu iki duruma, pozitif güçlü, hatta büyük etkili bir anlam yüklenmiş.

“Şimdiye kadar, düşünmenin faydalı bir şey olduğunu düşünerek yaşadık. Oysa düşüncelerimizin ardında çok daha güçlü bir şey var: Sessizlik…

Sessizlik asıl “Yapma” eylemidir. Sessizlik, yaratır. Yalnızca sessizlikte yaratılan şeyler kalıcıdır.”

“Fırıl fırıl dönen galaksilerin ortasında bir hareketsizlik; evrenin temellerine dokunan eylemsiz bir eylem.”

Ama her iki kardeşin öğretilerinde ortak bir çıkış noktası var: 

” HER ŞEY SANA BAĞLI” diyor.

“ Her bir düşüncen, tavrın, sözün ve bakışın, hatta en küçük bir yüz buruşturman dahi sorumluluk ve özgürlük seviyeni tüm evrene ifşa ve ilan eder.

Seni bulunduğun yere şaşmaz bir biçimde yerleştiren ve kaderini, maddi durumunu ve varlık tiyatrosunda oynayacağın rolü belirleyen budur…”

Her dönemde tekrar okunacaklardan…

Benim penceremden şimdilik bu kadar…

KİTAP KÜNYESİ:

  • Kitap Adı:                             DREAMER VE SEN
  • Yazarın Adı:                         Elio D’Anna
  • Kategori:                              Felsefe, Kişisel Gelişim
  • Sayfa Sayısı:                        271
  • İlk Yayın Tarihi:                   2016
  • Yayınevi :                           Destek

Aralık 2019

İlknur Akpınar Yücedağ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: