SLIDING DOORS

SLIDING DOORS – Treni Kaçırmak

SLIDING DOORS

“Pek çok kez söylemek istedim.

Şimdi başka şekilde öğrendin.

Keşke ben söyleseydim.”

Sliding Doors

Zaman zaman hepimiz kullanırız bu deyimi: Tren kaçtı. “Bir işi gerçekleştirme, bir şeyi elde etme olanağını yitirme” olarak tanımlanan bu deyim kelimelerinin tam anlamıyla da gerçekleşebilir. Trene, uçağa, gemiye, otobüse zamanında yetişemeyebiliriz. Ancak, hayatımızın, hiç farkında olmadığımız küçük engellerle nasıl yön değiştirdiğini bilmeden yolumuza devam ederiz.

Küçük engeller, prarikte yaşanan ufak tefek aksilikler ayrı bir konu. Üniversitedeyken, sahafların girişinde satılan,  mantar panolara asmak için ünlü alıntılar yazılı kartpostallar vardı. Şimdiki instagram postlarına benzeyen” kenarları beyaz çerçeveli kare şeklinde kartlar… ”Murphy Kanunlarının”cümlelerini, ilk defa o kartlarda okumuştum. Amerikalı mühendis Edward A. Murphy tarafından, başarısızlıklar ve hata kaynaklarının karmaşık sistemlerde incelenmesi üzerine oluşan özdeyişlerden aklımda kalanlardan bazıları şöyle:

“Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.”

“Bir şeyin olma olasılığı, isteme olasılığı ile ters orantılıdır.”

“Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.”

“Ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman gelecektir.”

“Bütün bir dönem kusursuz çalışan hesap makinesinin, matematik sınavında pili biter. (açıklama: her ihtimale karşın, beraberinizde pil taşırsanız, o da bayat çıkar)”

“Bir kişiye “Masa boyalı, sakın değme!” derseniz, size inanmadan önce mutlaka masaya dokunacaktır.”

“Aradığınız bir şeyi en başından değil en sonundan aramaya başlayın.”

“Anlattığın bir şeyin dinlenme ihtimali, anlatma isteğinle ters orantılıdır.”

“Reçelli ekmek ne zaman yere düşse reçelli kısmı hep yere gelir.”

Kurallar şu temele dayanır: “Eğer bir işi halletmek için birden fazla olasılık varsa ve bu olasılıklardan biri istenmeyen sonuçlar veya felaket doğuracaksa; kesinlikle bu olasılık gerçekleşecektir.”

Bir anlamda “işler ters gitmek için en kötü zamanı seçer” le özdeşleşir.

İşlerin ters gitmeye başladığı en kötü gününüzde, O tren kaçmasaydı ve binip yolumuza devam etseydiniz ne olurdu?

Peter Howitt’in yazıp yönettiği, Sliding Doors filminde ana karakter Helen, “Murphy” kanunlarının geçerli olduğu bir güne uyanır. Birçok küçük aksiliğin yanında gün bitmeden işinden de kovulur. Ofis binasından ayrılırken asansörde küpesini düşürür ve bir adam küpeyi alıp ona verir. Adamla peşpeşe girdikleri Londra Metrosu’nda, trenine koşarken bebeğiyle oynayan küçük kıza çarpar ve tren kapıları kapandığında onu kaçırır; ama daha sonra film geri sarılır ve sahne yeniden oynatılır, tek fark, annesi küçük kızı kenara çekmiştir ve Helen trene biner. Küpeyi veren adamın yanına oturur. Film, farklı olayların meydana geldiği fakat ikisinin zaman zaman kesiştiği, iki hikâye arasında değişerek devam ediyor. Helen’ın hayatının treni yakalayıp yakalamamasına bağlı olarak izleyebileceği iki yolu gösteriyor.

Hayatımızda böyle zamanlar mutlaka olmuştur. Zincirleme aksiliklerle başlar ve bitmek bilmez. Eskiden böyle zamanlarda öfkelenir, üzülür, istediğini alamamış küçük çocuklar gibi mızmızlanırdım. Şimdilerde şunu idrak etmeye başladım:

“Hayat istediklerimizi değil, ihtiyacımız olanları veriyor.”

Biz planlar yapıyoruz, o gülümsüyor ve kendi bildiğini okuyor. Bizim istediklerimizle, hayatın bize vermek istedikleri aynı noktada buluştuğunda ise “olağanüstü şeyler” oluyor. 

Treni kaçırmanın hem görünüşünü ve kişiliğini, hem de hayatını tamamen değiştirdiği Helen’in macerasının sonunu mutlaka izleyin.

Zaman paradokslu bu filmden, keyif alacaksınız…

SLIDING DOORS/ BOOKSIAY

REPLİKLER

“Beni duyabildiğini biliyorum ve bu akşam her şeyi çözdüğümüze sevindim. İyi ki o gün treni yakalamışsın”

 “Birlikte olamayacaksak bari doğru bir nedenle olsun”

“O! Merhaba, tam zamanında geldin!”

“Hiç kimse idam edilmeyi beklemez.”

“Söylemem gereken bir şey var, Seni Seviyorum!”

SLIDING DOORS / Booksiay

FİLM KÜNYESİ:

Yöneten:            Peter Howitt

Oyuncular:         Gwyneth Paltrow, John Hannah, John Lynch, Jeanne Tripplehorn

Yayın tarihi:       26 Ocak 1998 ( Sundance Film Festivali )

Süre:                     99 dakika

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: