“CUMHURİYET FAZİLETTİR” diyordu- 97. yaşında…

29 Ekim 1923.

Cumhuriyet İlan edildi.

Mustafa Kemal’in meclisteki teşekkür konuşması beklenenden çok kısa sürdü. Böylesine önemli bir karar ve böylesine kısa bir konuşma… Kimse anlam veremedi.

Bunun nedenini yıllar sonra açıklayacaktı

“ Diş protezlerimi yeni takmıştım, tecrübe devresindeydi, henüz alışmamıştım, söz söylemeye başladığım vakit ıslık gibi sesler çıkıyordu veyahut ağzımdan düşüyordu, dilime dolaşıyordu, rahat konuşamıyordum, ne yapayım kısa kestim!”

Gündüz bu haldeydi.

Peki ya akşam?

29 Ekim 1923 akşamı burnunda bir sıcaklık hissetti.

Banyoya koştu, lavabo kan içinde kaldı.

Ecza dolabını açtı, önceden hazırlanmış pamuk tamponlarını burnuna tıkadı, sırtüstü uzandı.

Bir süredir böyleydi… Hizmetlileri tembihliydi; kanlı havlu, kanlı yastık varsa, kimse görmeden ortadan kaldırılıyordu, gizlice yıkanıp ütüleniyordu.

Yaverlerinden, arkadaşlarından saklıyordu.

Doktor demek kısıtlama demekti.

Keşke böyle düşünmeseydi ama, böyle düşünüyordu.

Çok işi vardı.

İstirahat gibi tavsiyeleri duymak istemiyordu.

***

30 Ekim 1923 sabahı…

Mustafa Kemal, İsmet İnönü’ye mektup yazdı.

Cumhuriyet’in ilk cumhurbaşkanı, Cumhuriyet’in ilk gününde, Cumhuriyet’in ilk başbakanına şöyle diyordu:

“Bize, geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı.

Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız.

Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği bir görev bu.

Özgür bir toplum oluşturmak zorundayız.

Çağdaşlaşmak bu ideali gerçekleştirmek zorundayız.

Bu görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim. Allah yardımcımız olsun.”

M. Kemal / Yılmaz Özdil  syf 155-158.

M. Kemal / Yılmaz Özdil

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: