21. YÜZYIL İÇİN 21 DERS – Eşi Benzeri Görülmemiş Devrimlerin Şafağında

“Panik bir kibir biçimidir***

İçinizden kendinizi sokağa atıp ,”Kıyamet geliyor! Diye bağırmak geliyorsa, kendinize şunu söylemeyi deneyin: “Yok, öyle değil. İşin aslı dünyada neler olup bittiğini anlamıyorum, o kadar.”

21. yüzyıl 21 ders / Yuval Noah Harari

Sapiens ve Homodeus’ tan sonra güncel makalelerle gelecekle ilgili öngörülerde bulunduğu bu kitapta, Yuval Noah Harari tüm konuları yine oldukça geniş bir perspektiften incelemiş.  Sadece içindekiler bölümündeki başlıkları okuduğunuzda, gündemimizi en çok etkileyen konuların tamamının kitapta toplandığını görebilirsiniz. Başlıkları önce 5 kısıma ayırmış sonra her bir kısım kendi içinde 21 alt başlıkta incelenmiş:

Teknolojik Zorluk (1. Kısım):           Uyanış ( Tarihin sonu ertelendi)

                                                            İş  ( Büyüdüğünüzde işsiz kalabilirsiniz )

                                                            Özgürlük ( Büyük verinin gözü üzerinizde )

                                                           Eşitlik ( Veriyi elinde tutan geleceği de elinde tutar)

Siyasi Zorluk (2. Kısım):                   Topluluk ( İnsanların bedenleri var)

                                                            Medeniyet ( Dünyada sadece tek bir medeniyet var)

                                                           Milliyetçilik ( Küresel sorunlara küresel cevaplar gerek)

                                                           Din ( Tanrı artık milletin hizmetinde)

                                                           Göç ( Kimi kültürler diğerlerinden daha mı iyi?)

Umut ve Umutsuzluk(3. Kısım):    Terörizm ( Panik Yok )

                                                           Savaş ( İnsanların aptallığını küçümsemeyin )

                                                           Alçakgönüllülük ( Dünyanın merkezi değilsiniz)

                                                           Tanrı ( Adını boş yere anmayın )

                                                           Laiklik ( Gölgenizi tanıyın)

Hakikat(4. Kısım):                              Cehalet( Sandığınızdan daha az şey biliyorsunuz)

                                                           Adalet ( Adalet algımızın tarihi geçmiş olabilir)

                                                           Hakikat sonrası ( Kimi yalan haberler kalıcıdır)

                                                           Bilimkurgu ( Gelecek filmlerde gördüğünüz gibi değil)

Direnç(5. Kısım):                                Eğitim ( Değişmeyen tek şey değişimdir)

                                                           Anlam ( Hayat bir anlatı değil)

                                                           Meditasyon ( Sadece izle)

Kitabın dipnotlarının belirtildiği kaynaklar ve ek bilgiler toplam 44 sayfada yer alıyor. Şöyle bir göz gezdirdiğinizde kitabın kehanetlere değil, oldukça gerçekçi verilere dayandığını göreceksiniz. Özellikle şu günlerde ilk üç bölümü okuduğunuzda şaşıracaksınız. Bu arada sayfaya koyduğum videoları tercihen izleyebilirisniz, Ancak aşağıdaki videoyu bir kaç dakikanızı ayırıp mutlaka izleyin … Video 2 Ocak 2019 tarihinde hazırlanmış. Serdar Kuzuoğlu’nun, Türkiye’de bu kitapla ilgili olarak Yuval Noah Harari ile yaptığı bir röportajı var. Videonun 18. dk’sından itibaren son 3 dakikası oldukça etkileyici, özellikle son cümleler hepimiz adına önemli…

yayın tairihi 2 ocak 2019

Harrari bu derin araştırmalarının sonunda bizi şu noktaya getiriyor:

“Teknoloji geliştikçe iki şey oldu: Öncelikle çakmaktaşından yapılma bıçaklar aşama aşama nükleer füzelere evrilirken, toplımsal düzeni istikrarsızlaştırmak daha tehlikeli hale geldi. İkincisi, mağara resimleri aşama aşama televizyon yayınlarına evrilirken, insanların gözünü boyamak giderek daha da kolaylaştı. Yakın gelecekte algoritmalar insanların kendileriyle ilgili gerçeği gözlemlemelerini neredeyse imkansız hale getirerek bu süreci nihayete erdirebilir. O noktadan sonra kim olduğumuza ve kendimiz hakkında ne bilmemiz gerektiğine bizim yerimize algoritmalar karar verecektir.Önümüzde birkaç yıl ya da birkaç on yıl hala bir seçeneğimiz var. Eğer çabalarsak, gerçekten kim olduğumuzu hala araştırabiliriz. Ama bu fırsatı değerlendirmek istiyorsak , en doğrusu hemen işe koyulmak.”

Kitap 2018’de yayınlandığında, ilk sayfasındaki,-artık dünyaca tanınan- akademisyenin kısa tanıtımının hemen altında, bir not var. Aynen aktarıyorum:

“Yazarın şu an üzerinde çalıştığı makro- tarihsel sorunlar şunlardır:

Homo Sapiens ve diğer hayvanlar arasındaki en temel fark nedir?

Tarihle biyoloji arasında nasıl bir ilişki kurulabilir?

Tarihte adalet var mıdır?

Tarihin bir istikameti var mıdır?”

Araştırdıkça ve öğrendikçe ne kadar az şey bildiğimizi daha çok fark ediyoruz.İnsanlık adına cevaplamamız gereken ne kadar çok şey var değil mi?

“Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir şaşkınlık çağında nasıl yaşanır?”

Serinin ilklerinde özellikle alıntı paylaşmamıştım. Ancak bu kitaptan, sizin için birkaç alıntı bırakacağım buraya. Geçmiş ve yakın gelecek projeksiyonlarının birçoğuna aşinayız ve düşündüğümüzde benzer sonuçlara ulaşabiliyoruz. Aklın yolu bir sonuçta. Ancak uzak projeksiyonlar farklı bir öngörü istiyor ve bu anlamda ağzınıza bir parmak bal çalmak istiyorum.

İçindekiler bölümleriyle ilgili merak ettikleriniz olursa, yorumlarda yazışabiliriz.

Kütüphanenizde mutlaka bulunsun ve okuyun, okutun!

Sevgiler

ALINTILAR:

“İnsanların oylarını ayakları ele verir. “

“Yeni bir öğreti 2050’nin dünyasını şekillendirmek istiyorsa, sadece yapay zekâyı değil, büyük veri algoritmalarını ve biyomühendisliği de anlamlandırması ve bunları anlamlı bir yeni anlatının içine yedirmesi gerek”

“İnsanlar fiziksel ve zihinsel olmak üzere iki tür beceriye sahiptirler. Yapay zeka artık bu becerilerin, insan duygularını anlamak dahil, pek çoğunda gitgide insanları aşacak bir seviyeye geliyor. Fiziksel ve zihinsel alanların dışında insanların avantajı ellerinde tutmaya devam edebileceği üçüncü bir faaliyet alanından haberdar değiliz.”

“Yapay zekânın sahip olduğu insandışı becerilerden bilhassa önem taşıyan ikisi, birbirine bağlanabilir ve güncellenebilir olmalarıdır.”

“Evren kendi başına anlamsız bir atom çorbasıdır.

“İnsanın hislerini çıkarınca geriye sadece bir tutam molekül kalır.”

“Ölümü anlamak için yaşamı anlamanız gerek.”

“Dünya giderek daha da karmaşıklaşıyor ve insanlar ne olup bittiği hakkında ne kadar cahil olduklarını algılayamıyorlar. Bunun sonucunda meteoroloji ya da biyoloji hakkında neredeyse hiçbir şey bilmeyen biri, kalkıp iklim değişikliği ve genetiğiyle oynanmış ekinler hakkında siyasi önerilerde bulunabiliyor; haritada Irak ya da Ukrayna’nın yerini gösteremeyecek insanlar, bu ülkelerde ne yapılması gerektiği konusunda son derece kesin görüşlere sahip olabiliyorlar. İnsanlar cehaletlerinin ayırdına pek varmazlar çünkü kendilerini, benzer düşünen arkadaşlar ve düşündüklerini olumlayan haberlerden oluşan bir yankı odasına kapatırlar ve odada inançları durmadan desteklenirken neredeyse hiç sorgulanmaz.”

“İnsanlar tarihteki en iyi sağlık hizmetini alacaklar ama muhtemelen tam da bu nedenle sürekli hasta olacaklar.”

“Hayattan beklentiniz belliyse, teknolojinin o şeyi elde etmenize yardımı dokunur. Ama hayattan ne beklediğinizi bilmiyorsanız, teknolojinin amaçlarınızı şekillendirmesi ve hayatınızın kontrolünü ele geçirmesi çok kolaydır. Özellikle de teknoloji insanları daha iyi anladıkça, o size hizmet edeceğine siz ona hizmet eder hale gelirsiniz hızla. Suratları akıllı telefonlarına yapışmış şekilde sokaklarda dolaşan zombileri gördünüz mü? Sizce onlar mı teknolojiyi kontrol ediyor, yoksa teknoloji mi onları?”

“ Zeka ve bilinç apayrı şeyler. Zeka sorun çözme becerisi. Bilinç acı, neşe, aşk ve öfke gibi şeyler hissedebilme becerisi.”

“ Siyasetçiler bir süre sonra kendilerini yapay zekanın oluşturduğu bir menüden seçim yapar vaziyette bulabilirler.”

“Gözetleme algortimaları iyi huylu bir devletin elinde insanlığın başına gelebilecek en iyi şeye dönüşebilir. Ama aynı büyük veri algortimaları geleceğin Büyük Birader’inin gücüne güç katmaya ve Orwel’ın kurguladığı gibi bir gözetim rejiminde tüm bireylerin durmadan izlenmesine de sebep verebilir.”

“ yavaş yavaş kendi adımıza karar verme yetimizi kaybedebiliriz.”

“Artık bilgiyi aramıyoruz.;Google’lıyoruz. “Hakikat” şimdiden, Google aramalarında en üste çıkan sonuçlarla belirleniyor.”

“ Televizyon kelimesi Yunancada “uzak” anlamına gelen “tele” kelimesiyle Latincede görmek anlamına gelen “visio” kelimelerinden geliyor. Aslen bir şeyi uzaktan görmemize yarayan bir alet olarak düşünülmüş. Ama bir süre sonra uzaktan görülmemizi de sağlayabilir.”

 “ Büyük fatihler çağında savaş az zararla bol kazanç elde etmeye dayalı bir meseleydi.”

“Biri çıkıp 21. Yüzyıl koşullarında savaşta nasıl başarı elde edileceğinin formülünü bulursa, cehennemin kapıları bir çırpıda açılabilir.”

“Tüm alçakgönüllülük çeşitleri içinde belki de en önemlisi Tanrı karşısında alçakgönüllü olabilmektir. İnsanlar Tanrı’dan bahsederken çoğunlukla kendilerini küçük görüp tevazu sergiliyorlar ama sonra da Tanrı’nın adını anarak kendi kardeşlerine üstünlük taslıyorlar.”

“Her din, ideoloji ve inancın bir gölgesi vardır.”

“Laik bilimin, çoğu geleneksel dine karşı en azından bir büyük avantajı var: Kendi gölgesinden korkmuyor ve ilkesel olarak hatalarını, kör noktalarını kabul etmekten kaçmıyor”

“ 2050’ye gelindiğinde biyometrik sensörler ve büyük veri algoritmaları sayesinde hastalıkların
acıya veya sakatlığa yol açmasına fırsat vermeden teşhis ve tedavi yapılabilecek.”
Yuval Noah Harrari

“Sandığınızdan daha az şey biliyorsunuz.”

“ Güç, gerçekliği olduğu gibi görmekten ziyade onu değiştirmeye dair bir meseledir. Elinizde çekiç varsa her şeyi çivi gibi görürsünüz ve elinizde büyük bir güç varsa her şeye burnunuzu sokmanıza bir davetiye gibidir.”

“Gerçekten hakikatin peşindeyseniz, gücün karadeliğinden kaçmanız ve kenarda köşede dolanıp bir sürü vakit harcamaya razı gelmeniz gerekir.”

“ Matrix ve Truman Show’un yaratıcılarının aksine Huxley kaçış imkânından kuşku duymuş çünkü kaçmayı başarabilecek birinin çıkacağından şüpheliymiş.”

“Benliğin sınırlı tanımından kaçmak, 21. Yüzyılda hayatta kalmak için zaruri bir yetenek haline gelebilir.”

“Çoğu pedagoji uzmanı okulların şu dört şeyi öğretmeye başlaması gerektiğini savunuyor: eleştirel düşünce, iletişim, işbirliği ve yaratıcılık.”

“İnsanlar tarihteki en iyi sağlık hizmetlerini alacaklar ama muhtemelen tam da bu nedenle sürekli hasta olacaklar.”

“ 2050’ye gelindiğinde biyometrik sensörler ve büyük veri algoritmaları sayesinde hastalıkların

acıya veya sakatlığa yol açmasına fırsat vermeden teşhis ve tedavi yapılabilecek.”

“Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir şaşkınlık çağında nasıl yaşanır?”

08022020- İstanbul / Sarıyer
Karlar altında 21. yüzyıl 21 ders

KİTAP KÜNYESİ

Kitap: 21. YÜZYIL 21 DERS

Orjinal isim: 21 Lessons for The 21 st Century

Yazar: Yuval Noah Harrari

Çeviri: Selin Siral

İlk Baskı: Eylül, 2018

Sayfa Sayısı: 331

Yayınevi: Kolektif