THE GIVER -“Bir sonraki “ANI TOPLAYICI ”mız olarak seçildin.”

“Duygular daha derinlerdedir. İlkellerdir, geçmişten gelirler.”

The Giver

Renklerin canlı olmadığı, neredeyse siyah beyaz bir dünyada bisiklet süren bir delikanlı anlatmaya başlar:

“Yıkımdan sonra yeni bir başlangıç yapmıştık. Yeni bir toplum oluşturmuştuk. Gerçek bir eşitliğin olduğu toplum. Kurallar ise bu eşitliğin temel taşlarını oluşturuyor. Daha bir çocukken bu kuralları öğrenmiştik.

Dilimizi düzgün kullan.

Sana Atanmış kıyafetleri giy.

Sabahları ilacını al.

Sokağa çıkma yasağına uy.

Asla yalan söyleme gibi kurallar.

Benim adım Jonas. Bir soyadım yok. Hiç kimsenin yok!”

Neredeyse Thomas More’un Utopia”sı ile Aldous Huxley’nin Cesur Yeni Dünya’sının karışımı bir toplum. Ütopya gibi tarif edilen bu yere önce düzeni, disiplini, temizliği nedeniyle hayranlık duysanızda izledikçe distopyaya dönüşen bu dünyadan kaçmaya çalışan Jonas’a hak vereceksiniz.

Geçmişe ait bütün anıların silindiği bu dünyanın düzeni yaşanan bir “kaos” sonrasında tamamen değişmiştir. “Yaşlılar” adı verilen bir grup yönetici, toplumdaki tüm farklılıkları ortadan kaldırabilmek için “yasa(k)lar” koyarlar. Teknoloji ve bilimin desteğiyle dünya renksiz, düz ve engelsizdir. İklim ılıman ve tek tiptir. Bebekler, genetikçiler tarafından tasarlanır, laboratuvarlarda üretilir ve topluluk görevlileri tarafından yetiştirilir. Yaşlılar belli bir yaşı tamamladığında sınırın ötesine salınır ve çocuklar ergenliği bitirdiğinde topluluk görevlerine seçilir. Bu ikisi tören şeklinde aynı anda yapılır ve töreni “Baş Yaşlı” yönetir. İnsanların aile üyeleri dışındaki bireylerle teması yasaktır. Duygular, hisler ve anılar günlük alınan ilacın etkisiyle tamamen silinip yasaklanmıştır.

Jonas ergenliğin bitip yetişkinliğin kapısına geldiği bu dönemde içgüdüleri nedeniyle şaşkındır. Törenden sonra olaylar hızla gelişir ve Jonas artık sıradışı bir görevin eşiğindedir…

1993 yılında bestseller olan Lois Lowry romanından uyarlanan film duyguların olmadığı steril bir dünyada, bir gencin gerçekliği arayışını etkileyici bir dille anlatıyor. Kolektif bilincin ve içgüdülerin insan doğasının bir parçası olduğunun en güzel anlatıldığı yapımlardan biri… Akademi ödüllü Jeff Bridges , Meryl Streep oyunculuklarıyla film daha etkileyici bir hale gelmiş.

Eğer seyretmediyseniz, keyifle izleyebilirsiniz.

Buraya filmden etkilendiğim alıntıları bırakıyorum.

İyi seyirler…

İlknur Akpınar Yücedağ

“Anı sınırı nedir? Bir gizem!” 

“Bir insan neden bunlardan kurtulmak ister ki? – Güzel Soru?”

“Saf sevgiyi hissetmenin imkânsız güzelliği”

“Gölgelerin altında yaşıyoruz. Yankıların, kaderin, bizi biz yapan fısıltıların uzağında…”

“Bir zamanlar duyguları varmış insanların, tıpkı gurur gibi, hüzün gibi ve…Ve sevgi gibi…”

“Her şey aynı olduğunda hiç seçme hakkımız kalmıyor!”

“İtiraf etmeliyim, mezuniyetten önceki gün çok korkmuştum.”

“Ben bilmiyordum, yolumu kaybetmiştim”

 “Her zaman bazı şeyleri farklı bir şekilde görünüyormuş gibi hissederdim. Diğer insanların göremediği şeyler görürdüm.”

“Farklı görünmek istemiyordum. Kim isterdi ki?”

 “Birçok şeyin denetlenebilmesini sağladık. Ama başka şeylerin yok olmasına izin verdik.”

“Acıya boğulmuş olarak orada, o dehşetli kokunun içinde saatlerce yattı, insanların ve hayvanların ölürken çıkardıkları sesleri dinledi ve savaşın ne anlama geldiğini öğrendi.”

“Farklılığın yasak olduğu bir dünyada yaşıyorduk.”

“Popülerlik diye bir şey yoktu, şöhret yoktu. Kaybeden veya kazanan yoktu.”

“Korku, acı, kıskançlık, nefret bunlar tarihin diğer tarafında unutulmuş birer kelimeydi sade .”

“Başlangıçta karışıklıktan ve kaostan, büyük acılardan ve ızdıraplardan, şaşkınlıktan, kıskançlıktan ve nefretten bir çözüm yoluna ulaşıldı: Topluluklar, karışıklıkların düzene dönüştüğü huzurlu ve güzel yerler”

“Akıl, doğruluk, cesaret ve ismini söyleyebildiğim ama ne olduğunu açıklayamadığım bir şeylerin ötesini görme kapasitesi.”

“Yaşlılar asla yanılmazlar”

 “Çocukluğun için teşekkür ederiz”

“Bir şeyleri görmeyi geçtik, artık bir de bir şeylerin ötesini duyma var”

FİLMİN KÜNYESİ:

Tür: Dram, Bilim-Kurgu

Yapım: 2014

Yönetmen: Phillip Noyce

Oyuncular: Jeff Bridges , Meryl Streep , Brenton Thwaites , Odeya Rush , Alexander Skarsgård , Katie Holmes , Taylor Swift , Cameron Monaghan , Emma Tremblay , Katharina Damm

Süre: 97 dk.