OLASILIKSIZ- Hayatın Sayılara Dökülmüş Hali

“Satranç hayat gibidir.” David demişti babası. “Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işe yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip, yine de kazanabilirsin oyunu. Satrancın güzelliği budur işte. İşler her an tersine dönebilir. Kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanın üzerindeki olası hamleleri ve anlamlarını iyi bilmek ve karşındakinin ne yapacağını kestirebilmek.” ADAM FAWER


Size bu yazıyı okumadan aşağıda yazanları kelimesi kelimesine bilebileceğinizi söylesem ne düşünürsünüz? Gelin beraber bu paragraftan sonrasını (yazının devamı olarak kabul edelim) bulalım. İhtiyacınız olmasa da size birkaç kopya vereyim, yazının devamında 2578 karakter kullanıldı. Biliyoruz ki alfabemizde 29 harf var, bunlara noktalama işaretlerini, rakamları, “w” ve “x” harflerini, “boşluk” tuşunu ve paragraf geçerken bastığım “enter” tuşunu katmamız lazım. Bir küçük kopya daha yazının devamında noktalama işareti olarak sadece nokta, virgül, iki nokta, parantez, kesme işareti ve tırnak işareti kullandım. Demek oluyor ki bu yazının devamında 49 farklı karakter kullandım. Şimdi yapacağımız işlem teoride çok basit 2578 kadar karakter 2578 tane kutucuk demektir, 2578 tane kutucuğa 49 karakterden hepsi gelebilir yani 2578 kadar 49 yan yana koyup çarpmamız gerekecek. Matematikçiler bu işlemin kolay olması için üslü sayıları kullanmış öyle ifade edersek 49^2578. İşlemin sonucu 4358 basamaklı çıkıyor fotoğrafta tamamını paylaştım sonuç olarak bu kadar olasılığın hepsini denerseniz arasından bir tanesi yazının devamıyla kesinlikle aynı olacaktır. Tebrik ederim geleceği gördünüz !


Bahsi geçen yazının devamına sonunda gelebildiniz, öncelikle o kadar olasılığı denedikten sonra bu noktaya geldiğiniz için tekrardan tebrik ederim büyük olasılıkla siz bunu okurken ben 100 yaşımı geçmiş olurum (istiyorsanız bir tanesini denerken geçen süreyi tüm olasılık ile çarpıp toplam süreyi bulup olasılığın doğruluğunu kanıtlayabilirsiniz). Bu verdiğim örnek Fransız matematikçi Pierre Simon Laplace tarafından 1814’te yayınlanan makalede bahsedilen Laplace’ın Şeytanı konusunun basit bir örneği. Bu konunun üzerinde durmamın sebebi kitabın anlatmak istediği olayı somut bir şekilde örneklemek istemem çünkü kitabın temeli tamamen bu konu üzerine kurulmuş.

Hayatta tesadüfen olmuş gibi görünen her şey bir sebebe bağlıdır. Havaya atılan top tesadüfen değil yer çekimi olduğu için yere düşer. Sınırları görememek sınırın olmadığı anlamına gelmez, biz insanlar da ne yazık ki belli sınırlar içinde düşünebiliriz. Hiçbirimiz bilmediğimiz bir rengi hayal edemeyiz. Laplace’ın Şeytanı fikrine göre de bu durum şöyle açıklanmıştır: “Evrenin şimdiki halini geçmişin sonucu ve geleceğin nedeni olarak ele alabiliriz. Bir an için evrenin tüm güçlerinin ve bunu oluşturan tüm varlıkların konumlarını anlayabilen bir canlı olduğunu düşünürsek, ve bunun bu verileri inceleyebileceğini de düşünürsek, aynı anda evrendeki en büyük varlıklardan en küçük atomlara kadar her şeyi hesaba katarak bir hesap yaparsa, hiçbir şey belirsiz değildir ve gelecek de, aynı geçmiş gibi, onun gözlerinin önündedir.”

Kitabın ana kahramanı, epilepsi hastası olan David Caine olasılık üzerine üniversitede ders verirken geçirdiği kriz sonrasında işini bırakmak zorunda kalır. Olasılık alanında uzmanlığından kaynaklı iyi poker oyuncusu olan Caine poker oynamaya yönelir fakat hastalığı peşini yine bırakmaz. Kumarhaneye borçlu düşen Caine’i kendisinin bile hesaplayamayacağı, sizi de okurken gözünüzü dahi kırpamayacağınız bir dolu macera beklemektedir. Heyecanınızı kaçırmamak adına kitabın içeriği ile daha fazla bilgi vermeyeceğim.

Olasılıksız / İlknur Akpınar Yücedağ



Olasılık konusu matematik derslerinde istisnasız hepimizin korkulu rüyasıydı fakat bu kitabı okuduktan sonra olasılık sorularını yine çözemesek de eminim ona olan bakışınızı kesinlikle değiştirecek. Adam Fawer’in ilk romanı olmasına rağmen konu ustalıkla işlenmiş ve hak ettiği değeri gerek aldığı ödüllerle gerek 10’un üzerinde farklı dile çevrilmesiyle görmüştür. Bu kitabını yine severek okuyacağınız iki kitabı “Empati” ve “Oz” takip ediyor.

Akıcılığı ile bir solukta okuyacağınız, okuduktan sonra uzunca hayatın dinamikleri üzerine düşüneceğiniz gerçek bir eser.

Not: Yazıyı bitirdiğimi varsayıyorum bu kısım ve sonrası ilk paragraftaki hesaplamalara dahil değildir!

Kitap Künyesi:

Yazar: Adam Fawer

İlk Baskı:2005

Yayınevi: APRIL

Sayfa Sayısı:494